Güzellik dininin hezeyanları

Bugün öyle bir noktaya vardık ki, hemen hemen herkes vücuduna bakım yapılması gereken bir eksiklik odağı gibi yaklaşıyor. Kendinden ve vücudundan memnun kimse yok. İşte burada mutlu olmak için her insan güzellik dinine girmeye zorlanıyor

Estetik cerrahinin ilk amacı tarihte çeşitli nedenlerle deforme olmuş vücudu eski, orijinal haline dönüştürme işlemidir. (21) Bilinen ilk müdahale 12. yüzyılda cüzzamlı Hintli bir hastanın ameliyatıdır. 16. yüzyıla kadar İtalya’da bu tür operasyonlar yapılıyor. Doğuştan olan bazı engelleri kaldırmaya yönelik operasyonları ‘Tanrı’nın yarattığını düzeltme’; olarak nitelendiren kilise bu ameliyatların yapılmasına karşı çıkıyor.

Aydınlanma’yla birlikte kilisenin güç kaybı ve tanrının söylediklerinin değer kaybıyla bu tür ameliyatlar yapılıyor. Bu tür ameliyatlardaki yaygınlaşma narkozun bulunması ve kullanılmasıyla gerçekleşiyor. Böylece kaza veya doğuştan oluşan vücuttaki deformasyonlar düzeltiliyor. Tarihte mağara resimlerinde bile insanın doğasını olduğu gibi bırakmadığı, ona müdahale ettiği görülüyor. Her kültürde ‘güzel’ başka tanımlanıyor ve insanlar bu güzeli hedefliyorlar.

Regula Umbricht, ‘güzel’in evrimle ilişkisine de değiniyor. Birçok kültürde insanların yüksek bir yerden doğayı izlemeleri ‘güzel’ olarak görülüyor. Tepeden bakmak, avcının avını denetlemesi, kolayca bulması ve tehlikeyi kuş bakışı önceden görmesi. Yukarıdan, geniş bir açıdan bakmak ve görünebilecek alanın genişletilmesi... Günümüzde de birçok kültürde yüksek bir yerden manzaraya bakmak ‘güzel’ olabiliyor. Deniz kenarında uzaklara bakmak, ufku görmek, uzakları görmek, kontrol etmek de ‘güzel.’ Simetrik olan güzel. Sağ kaşla sol kaşın, sol ayakla sağ ayağın, sol gözle sağ gözün aynı olması ‘güzel’ ama imkânsız. Her insanın sağ ve sol tarafı farklı. İşte bu durum ‘güzel’ olmayı isteyen için bir sorun, bir eksiklik, bir hata, bir engel... İşte bu farklılığı giderme ve simetriyi oluşturma çabası güzelleşme olarak görülüyor çoğu kez. Bazı insanlar da bu zıtlığı estetize ediyorlar. Güzel farklılığa vurgu yapmak, belirginleştirmek. İki ayağa farklı renkte çorap giymek; sağ kaşı sol kaştan kasti çok belirgin farklı hale getirmek, kulaklara farklı küpeler takmak, burnun bir yanına hızma takmak gibi...

Başka bir güzellik ölçüsü ise sağlık... Yoksulluğun, doğal kaynakların (besin, su) yokluğu veya doğal kaynaklara ulaşmanın zor olduğu bölgelerde şişman olmak=yeterli yiyeceğim var ve yeterli besleniyorum anlamına geldiğinden ‘sağlıklı’ olarak görülür ve şişmanlar güzel olarak algılanırken, aynı örnekte zayıflık yoksulluk anlamına geldiğinden zayıflar ‘çirkin’dir. Günümüzde tıp, beslenme bilimleri ve uzmanları, Batı medyası, güzellik endüstrisi ve takip eden moda zayıflamayı sağlığın kendisi olarak tanımlıyor. Şişmanlık çirkinlik, sağlıksızlık neyse o. Sağlıklı olmanın bir göstergesi de vücudun sportif olması. Güzellik ve sıhhat burada da örtüşüyor. Sabah koşusu, kaslı vücutlar, popo yağının eritilmesi sağlıklı ve güzel olmak için gerekli oluyor.

Aynada kendini görmek bir dönem sonra paranoyak bir durum oluşturuyor. Aynaya bakıp ayna tarafından takip ediliyor duygusu oluşuyor. Bu duygudan ötürü takip edilip edilmediği kontrol etmek için tekrar aynaya bakıyor.

Güzel olma fikri insanın kendindeki ‘çirkinlikle’ uğraşmaya götürüyor. Obsesyon gibi. Titiz bir kadın da temiz olmak için hayatını pislikle geçirir. Dolaylı olarak güzel olmak çekici olmayı hedefliyor. Bu cinsel anlamda da çekici olmak demek, ama birincil olan çekicilik/güzellik ikincil olarak da cinsel çekicilik. Ergenlikle başlayan yer yer vücuttaki değişiklikler üzerinden cinselliği/yetişkinliği de reddetmeye varabiliyor. Mesela kişi beslenme bozukluklarıyla yetişkin olmayı da reddediyor. Aşırı kilo kaybı olanların vücudu yetişkin vücudu gibi değil, çocuk vücudu=cinsel olgunluğa ulaşmamış vücut intiba uyandırıyor. Ayrıca insanın arzularını, gereksinimlerini (mesela yemek) denetlemek ve yemeği yememek güçlü kişilik gibi de algılandığından problem olarak görünmüyor.

Güzellik ameliyatları ergenlikte başlayan bazı problemleri çözebilme hissi de veriyor olabilir. Bazı hastalar ergenlik dönemlerini eksikliklerle/yetersizlikle tamamlıyorlar, aslına dönem bitiyor ama yetersizlik giderilemiyor. İşte operatif şekilde bu eksikliği giderdikleri duygusu yaşıyorlar. Meme büyütmek, dudaklara müdahale, kaşlar, kirpikler, popo büyütmeler ergenlikte tamamlanmamış bir vücudu tamam hale getirmek demek. Ameliyatlar çok az kişide sürekli bir rahatlama duygusu yaratıyor. Vücuduna yıllarca kuşkucu ve sorun arayarak bakan gözler bir dönem sonra vücutta başka ‘eksikler’ de bulunuyor. Film kaldığı yerden devam ediyor, acılı ve kanlı şekilde.

Bu eksiklik ayrıca kişinin kendisini yapma/yapay saymasıyla da ilgili. Kişi artık doğal, yani normal gelişimin sonucu böyle olmadığını, radikal müdahalelerle bu görünüme ulaştığını, yani yapay olduğunu biliyor. Bu yapaylık duygusu ‘normal’ olma ya da bu yapaylığı da ortadan kaldırma gereksinimi doğurabiliyor. İşte daha ‘doğal’ görünebilmek için de; ‘yeniden düzeltme/düzenleme ameliyatları’ gerekiyor. Bu yapaylık duygusu cinsellikle ilişkili de olabiliyor. Cinsellik plastikleşiyor ve bir süre sonra bu plastik sevişmeler normalleşiyor. Yani ameliyat sonrası ya da vücuda müdahale sonrası geçici yaşanan “bütün olmak/tamamlanmış olmak” duygusu yerini yeniden bütünlenme zorunluluğuna götürüyor. Ayrıca bilinç ötesindeki sorunlar/konular operasyonlarla değiştirilemiyor ve kişi yeniden önceki çatışmalarına geri dönüyor.

VUCUT KÖTÜ YA DA GÜZELLİK HEZEYANI

Güzellik günümüzde adeta bir dine dönüştü diyebiliriz. Ayinleri, kutsal kitapları, ritüelleri, toplu ibadetleri olan bir din. Güzellik kültünden dahi söz ediliyor. (22) Tüketim ve medya toplumunun bir dini gibi güzellik. Güzellik aynı zamanda ticaret metası ve bunu pazarlayan berberler, modacılar, spor salonu koçları, diyetisyenler, psikologlar, doktorlar var. Marcia Eliade dinlerin etkisinin azalmasının dinsel ve kutsal olanın yok olması anlamına gelmeyeceğini, bilakis dinsel olanın birçok kontekste dönüşerek var olduğunu yazar. Birçok dini ritüelde tribler (triebe=dürtü), arzular ve vücudun denetlenmesi vardır. Güzellik dinin de benzer uygulamaları var. Yaşamın amacı ve anlamı güzel olmak. Güzel olmanın ibadetleri spor, beslenme, vücut bakımı ve sonunda ameliyatlar. Bunları yapabilenler amaçlarına (cennetlerine) ulaşabiliyorlar. Mutlu, başarılı, dengeli olmanın yolu güzellikten geçiyor.

Bugün öyle bir noktaya vardık ki, hemen hemen herkes vücuduna bakım yapılması gereken bir eksiklik odağı gibi yaklaşıyor. Kendinden ve vücudundan memnun kimse yok. İşte burada mutlu olmak için her insan bu dine girmeye zorlanıyor. Her gün defalarca aynaya bakmak, kendini değersiz bulmak, vücuda korkarak bakmak çok patolojik bir şeyken hepimizin normaline dönüşüyor. Sadece kendimize değil çevremizdeki herkese de bu gözle bakıyoruz. Burada normal ama çok anormal. Her gün binlerce dijital manipüle dilmiş, filtrelenmiş fotoğraf görüyoruz. Normal dediğimiz de bu anormalleşmiş, yeniden üretilmiş fotoğraflar. İşte insanın bu fotoğraflarla karşılaştırarak kendisine bakması her insanı biraz da karikatüre, komik bir figüre dönüştürüyor. Bu problemlerden kurtulma olarak da güzellik dini sunuluyor. Güzellik dininde ne olduğunuzdan çok nasıl göründüğünüz çok önemli.

Tiktok fotoğrafları üzerinden tanışanların reel karşılaşmaları birer düş kırıklığı, biliyoruz. Güzellik dininde normal olmak bile anormal. Bazı şeyleri bir yerde bırakabilirsiniz ama insanın bir özelliği de kendisini ve “bedenini birlikte her yere götürmesi” (sosyolog Erving Goffman, Den Körper haben wir immer dabei). Bu gerçekliğin bir anlamı da takıntılarınızı ve buna bağlı geliştirilen ritüelleri gittiğiniz her yere götürüyorsunuz. İşinizle ya da evinizle ilgili bir sorundan kaçabilirsiniz bir süre. Ama güzellik dininde kaçış yok. Gittiğiniz her yerde size bakan gözler ve sizin kendinize ve diğerlerine bakışınız ve bu bakışın karşılaştırmalar içermesi ve kişinin eksiklikleriyle yeniden buluşması.

Her dinin olduğu gibi güzellik dinini de temsilcileri, liderleri var. İnanan insanlar o dinin savunucusu olurlar ve herkes kendi dininin en iyi din olduğunu savunur. Bunun bir başka anlamı da şu: Güzellik dinini savunanları argümanlarla ikna edemezsiniz. İnançlı insanlarda olduğu gibi bu dini savunanlar da ‘mutlak doğruya’; sahiptirler. Bu savunmayı kendilerini de yaptıklarına inandırmak için hararetle savunurlar. Buradaki soru/n dinlerde olduğu gibi şu: Konu rasyonel değil patolojik veya inanmaya dair. Duygusal ya da inançsal bir meseleye rasyonel gerekçelerle karşı çıkmanın karşı taraf için anlamı olmuyor çoğu kez. Ayrıca bu dinin savunucuları da diğer dinlerde olduğu gibi her gün yeni mucizeler vaat ediyorlar. Dinlerin de vaadi bir gün mutluluk sunacağı.

(21) Regula Umbricht "Messerscharfe Schönheit Zur Psychodynamik Schönheitschirurgischer Eingriffe Balinttagung Bodensee’de 16 Haziran 2016 tarihinde verilen ders, https://www.balint-tage-bodensee.ch/resources/Programme/Referate/Vortrag-Umbricht-2016.pdf, Erişim tarihi: Ağustos 2023

(22) Robert Rugutzer,;Körperkult und Schönheitswahn - Wider den Zeitgeist;, Bundeszenrale für politische Bildung, 23 Temmuz 2007, https://www.bpb.de/shop/zeitschriften/apuz/30504/koerperkult- und-schoenheitswahn-wider-den-zeitgeist-essay/, Erişim tarihi: Ağustos 2023.


Şahap Eraslan: 1980'de cunta öncesi Almanya'ya gitti. Berlin Teknik Üniversitesi’nde psikoloji bölümünü bitirdi. Daha sonra Humbold Üniversitesi’nde etnoloji okudu. Eş ve aile terapisi, klinik hipnoz eğitimlerini bitirdi. Daha sonra uzun bir eğitim sonrası psikanalist oldu. Uzmanlık alanı kültür psikanalizi ve psikanalitik kültür karşılaştırmaları. Analist/psikoterapist olarak Berlin'de çalışıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Şahap Eraslan Arşivi