İşaya Üşür’ün anısına

23.05.2020 00:02

1988 yılında Ankara’dan 11. Tez yazı kurulu toplantısına İşaya ile birlikte katılmak üzere yola çıktık. Tam Küçükyalı girişinde polis yol kesmişti.

12 Eylül sonrası en zor ilk yıllarda dostluklar, aynı zamanda bir dayanışma, birlikte ayakta kalma, birbirine moral destek verme ve sevgi içermekteydi, “dışarda” olanlar için.

Bu bakımdan benim Ayşe Nur ile en sıcak dostluklarımız arasında Gülizar teyze ile Şehriban’ı, Nadire Mater’i, Alime Mitap ve oğlu Ertan’ı anabilirim. Bir yıl Mamak’ta kaldıktan sonra çıkan Cumhur Özdemir ve eşi de küçük erkek kardeşimiz gibiydi.

Bu dostluklara, daha sonra İşaya ve Serpil Üşür de katıldı, Alime Mitap sayesinde…

Ve elbette Nimet Demir’in dostluğunun da ayrı bir yeri vardı. Ve Ceylan’ın…

Ayşe Nur, bir cesaret anaydı Cemmay dağıtımda, genç çalışanları ile. Herkes kendini Direniş Komitesi üyesi gibi hissediyordu. Direnişin illa silahlı olması gerekmez!

Ama zaman değişiyor, Özal Dönemi muvafık/muhalif herkes üzerinde etkisini gösteriyordu.

Hapisten çıkanların ise saati adeta 80 yılında durmuştu. Yıllar sonra hapisten çıkan kimileri de doğrusu Özal dönemi virüsünü alanlardan etkilendiler. “Kâr etme” ölçüt haline geldi kurumlarda!

Kimi de “tapulu arazime gecekondu yaptırmam” havasında.

Sivil toplumculuk almış başını yürüyordu. Bu sol yapılar üstünde de etkisini gösteriyordu. 1980’lerin ortasında çatlaklar başladı ve büyüdü.

“Arkadaş” artık patenti üzerinde davalaşılan bir patentten ibaret olmaya başlamıştı.

Bu ortam içinde bir avuç akademisyen bir araya geldi, 11. Tez dergisini çıkarmaya karar verdi, Marksist yayınevi programını değiştirmeden devam ettiren Belge Yayınları da bütün teknik işleri yüklendi. 

Belge aynı zamanda 1402’likler ile anılan üniversiteden tasfiye edilmiş akademisyenlerle de ortak ürünler çıkarmaktaydı 1980 sonrası.

İşaya Üşür’ün de müthiş birikimi ile bu kolektifte yer alması gerektiğini düşünerek, onu önerdim.

Marx’ın el yazısı ile 11. tez

Birinci sayfada Marx’ın Feuerbach Üzerine Tezlerinden 11.’si yer almaktaydı: "Die Philosophen haben die Welt nur verschieden interpretiert, es kömmt drauf an, sie zu verändern." (Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.)

Gerek 11. Tez, gerekse Belge’nin Marksist kitaplar yayınlamaya devam etmesi, 1980 sonrası Marksist kitaplar yayınlayan diğer yayınevlerinin de kurulmasına ve dergilerin çıkmasına cesaret verdi.

1981 Ocak ayında ağır bir operasyon yiyen Cemmay Dağıtım ise Ayşe Nur’un yönetiminde toparlandı ve Marksist yayınları tezgâh altında bulundurmaya devam etti. (Tabii, Cemmay’ın mayasında Özgüden çiftinin kurduğu Akşam Kitap kulübünün şirketi olan Kitapçılık Limited Şirketi vardı. Ne yazık ki, bu tarihi kurum da, Özal ekonomisi virüsüne kurban edildi.)

12 Eylül Cuntası tek bir özgürlük tanıyordu: business/iş yapma özgürlüğü. RTE dönemi gibi mala mülke, sermayeye el koymak yok! Bu sayede Demokrat gazetesinin şirketi BASSAN, Demokrat gazetesi nedeniyle operasyon yesek de ancak 1990 yılında beraat etsek de çalışmalarını sürdürdü. İHD’nin kuruluş toplantılarını da onun binasında yaptık. Business/iş yapma özgürlüğü, Özal döneminde katlanarak devam etti! Bu nedenle legalite uğruna, Uluslararası Yayıncılık diye bir şirket kurdu 11. Tez kolektifi. 

Hiçbir yeni derginin, gazetenin çıkmasına 12 Eylül Cuntası izin vermiyordu, bu Özal döneminde de devam etti. Bu nedenle dergi kitap dizisi diye adlandırıldı. Hile-i şeriyye! Tuttu da!

Ben de zaten Türkiye Sorunlarını ve Dünya Sorunlarını, kitap dizisi diye yayınladım.

İlk kitap, yaşanan süreci değerlendiren güçlü, bir çeşit manifesto ile çıktı. “Bunalım, Azgelişmişlik, Devlet” 1985 Kasımında yayınlandı. (Gördüğü ilgiden dolayı 1986 Ağustos’unda ikinci baskı çıktı.)

Danışma Kurulu diye nitelenen yazı kurulunda şu isimler yer alıyordu: Hacer Ansal, Cengiz Arın, Atila Eralp, Ömer Erzeren, Yıldırım Koç, Şevket Pamuk, Nail Satlıgan, Gülnur Savran, Sungur Savran, E. Ahmet Tonak, İşaya Üşür, Galip L. Yalman, Ragıp Zarakolu. Daha sonraki yıllarda Tanju Akad, Ahmet Çakmak, Necip Çakır, Ertuğrul Kürkçü, Saruhan Oluç, Oğuz Oyan, Mustafa Sönmez, Cemal Yardımcı da yer alacaktı. 

Sağda ve Solda Liberalizm” başlığını taşıyan 2. kitap giriş yazısı ile daha bir sürece müdahil nitelik taşıyordu. Bu sayıda İşaya Üşür’ün de Alternatif İktisat Politikaları Tartışmalarında Gözlenen Bazı Eğilimler başlıklı bir yazısı çıkacaktı. 10. sayıda ise İngiltere’de Burjuva Devrimi. 11. Sayıda Teknoloji ve Tarih. 

12 Eylül sonrası akademisyenler kent dışına ancak fakülte yönetimine bildirme koşulu ile çıkabiliyorlardı. Ankara’dan gelen arkadaşların elbette bu umurunda değildi.

1988 yılında Ankara’dan 11. Tez yazı kurulu toplantısına İşaya ile birlikte katılmak üzere yola çıktık. Tam Küçükyalı girişinde polis yol kesmişti. Şansımıza tam o gece Dev-Sol eylem yapmış. Benim çantamdan Ertuğrul Kürkçü’nün cezaevinden gelmiş bir mektubu çıkmaz mı? İşaya müdahale edince “sen de gel” demezler mi? Mektupta cezaevi mührü olmayışını taktılar. Önce karakol, sonra istikamet Siyasi Şube. Bırakıldık geceye doğru. Ama Kuzguncuk’taki yazı kurulu toplantısı çoktan bitmişti. 

Cumhuriyet’te gazetenin Adana baskısında bizim gözaltının haber olduğunu duymaz mıyız? Yalvar yakar, Ankara ve İstanbul baskısına koydurmadık. İşaya için “izinsiz Ankara dışına çıkmış” diye soruşturma açılmasını önlemek için.

1988 yılında Basın Şubesi, artık dergi olarak çıkabileceğimizi bildirince, 11. Tez RZ’nin sahipliğinde ve Nail Satlıgan’ın yazı işleri müdürlüğünde çıkmaya başladı. 

Ertuğrul Kürkçü, aynı yıl hapisten çıkar çıkmaz, İletişim Yayınlarının çağrısı üzerine Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisini çıkarmaya başlayacaktı. İşaya Üşür de Ansiklopedinin danışma kurulunda yer alacaktı elbette birikimi ile. 

1990 yılında Belge Yayınları, Uluslararası Yayıncılık ile birleşti, vergi yükünü azaltmak için. Belge ve Alan’ın birleşmesi önerisi kabul bulmadı. Ayşe Nur ile birlikte Alan Yayınlarından çekildik. Editörlüğe İşaya Üşür’ün getirilmesi önerisi ise kabul bulmadı. 

Aslında Alan Yayıncılıkta yol ayrımına gelinmesinin asıl nedeni 1990 yılında İsmail Beşikçi kitaplarının yayınlanması idi. Beşikçi Kitapları Belge’de devam etti. İşaya’ya Süryani kimliğinden dolayı, bu aramızda konuşulmazdı ama daha farklı bir saygıyla davranılırdı. Gazi Üniversitesine akademisyen olarak kabulünü ve orada kalmasını, Aydın Güven Gürkan’ın medeni cesareti sağlamıştı. İşaya’nın adından gelme bilge bir yanı da vardı.

İşaya, hocalığa ağırlık verdi. Çok kitap üretmedi. Ders ve anı notlarının toparlanıp kitaplaştırılması dileğimiz. Değişik dergilerde çıkan yazılarının da… Devasa kitap ve makaleyi kapsayan, evinde adım atacak yer bırakmayan zengin arşivinin, onun adını taşıyan bir kütüphanede toparlanması ise bir başka dileğimiz. 

İnternete girdiğinizde, onun adını şu kitaplarda, dergilerde buluyorsunuz. 

Birçok değerli doktora tezinde rehberlik yapan İşaya Üşür’ün akademik dünyadaki saygınlığını yansıtan bir kitap birincisi: Ekonomi Politik: Zarif Mezar Taşları / İşaya Üşür'e Armağan, Siyasal Kitabevi, 2018. Bu derlemede İşaya Üşür şöyle tanımlanıyor: Ekonomi Politiğe Adanmış Bir Ömür.

İkinci önemsediğim, yayımlamaktan onur duyduğum batı marksizminin en değerli ürünlerinden biri olan Maurice Dobb’un “Kapitalizmin Gelişmesi Üzerine İncelemeler”e yazdığı parlak önsöz. (Belge Yayınları, 1992.)

Aynı zamanda danışma kurulunda yer aldığı Praksis dergisinin Kapitalizm ve Demokrasi ana konu başlıklı 10. sayısında çıkan ve Korkut Boratav’a “her zaman hocam, ağabeyim ve dostum” diyerek ithaf ettiği Ekonomi Politik: Zarif Mezartaşları adlı yazısı, en dolu yazılarından biri. (Dipnot Y. 2003)

Yine aynı derginin Uluslararası İlişkilerde Hegemonya Mücadelesi ana konu başlıklı 11. sayısında çıkan Proto Sanayileşme: Sanayileşme Tarihine Bir Katkı?, başlıklı yazısı ile anlamlı bir tartışmayı başlatmıştı. (Dipnot Y. 2004)

Diğer bazı yazılar ve paneller:

Üşür, İşaya, Kitap İncelemesi, “Sinan Sönmez, Dünya Ekonomisinde Dönüşüm Sömürgecilikten Küreselleşmeye”, 54/2 (1999), s. 199-200
ÜŞÜR, İ. IŞIKLI, A. OYAN, O. AKŞİN, S. BORATAV, K. (2014). Yuvarlak Masa: "11 Eylül ve Yansımaları" Mülkiye Dergisi, 25 (230), 243-284
ÜŞÜR, İ. (2014). Teknoloji Felsefesi Üzerine ya da Tarihin Tanrısı Teknoloji Midir. Mülkiye Dergisi, 25 (230)
ÜŞÜR, İ. (2014). Avrupa Birliği'ne Giden Yol: İktisadi Bir Problem Mi?. Mülkiye Dergisi, 24 (224), 58-66 
ÜŞÜR, İ. “Tarihte Düşünmek, Tarihle Düşünmek”, Panel Mülkiyeliler Birliği, 16 Mart 2018
ÜŞÜR, İ. (Oturum Başkanı), ‘Mardin ve Çevresi Toplumsal ve Ekonomik Tarihi’ Konferansı, Bölgeye Müdahaleler, Milliyetçiliklerin Ortaya Çıkışı Paneli, 3 Kasım 2012
Akşit, B., Alada, D., Sağlam, D., Üşür, İ., Türkay, M., Önder, İ., Eren, E., Akalın, U., Ongan, H., Sarfati, M., Birdal, M., Alçın, S., Çiçek, S., Sönmez, M. ve Özsever, A. (2013). İktisadi Krizden İktisadın Krizine. Ekonomik, Toplumsal ve Siyasi Analiz Dergisi. s. 13-112
İşaya Üşür’ün Süryani ve siyasi kimliği üzerine, Feyyaz Kerimo, İŞAYA AĞABEYİ (ÜŞÜR) KAYBETTİK adlı yazısında değerli bir katkıda bulundu. 

Değerli anısı hep bizimle birlikte olacak.