TİHV: Yurt dışında yaşayan barış akademisyenleri belirsizliğe hapsedilmektedir

TİHV, 'Barış İçin Akademisyenler: Yurt Dışında Yaşayan ve KHK ile İhraç Edilmiş Akademisyenlerin Uğradığı Hak İhlalleri' başlıklı rapor yayınladı.

28.11.2020 13:20    Güncelleme: 28.11.2020 13:20

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildirinin kamuoyuyla paylaşıldığı 2016’dan bu yana, Türkiye’de üniversitelerde çalışan imzacı akademisyenlerin uğradığı hak ihlallerine dair rapor yayınladı. Raporda, “KHK ile ihraç edilmiş, yurt dışında yaşayan akademisyenlerin göç ve iltica politikaları nedeniyle belirsizliğe hapsedildiği" vurgulandı.

TİHV, “Barış İçin Akademisyenler: Yurt Dışında Yaşayan ve KHK ile İhraç Edilmiş Akademisyenlerin Uğradığı Hak İhlalleri” başlıklı rapor yayınladı.

Almanya ve Fransa’da farklı şehirlerde yaşayan ve değişik yasal statülerde bulunan dokuz akademisyenle yapılan mülakatların ardından hazırlanan raporda, ihlallerin yaygınlığına göre değerlendirme yapılamayacağı, bir kişi dahi yaşamış olsa ihlalin kabul edilemeyeceği belirtildi.

Yurt dışında yaşayan ihraç edilmiş Barış için Akademisyenlerin ihraçlarından bu yana, kendilerinin ve aile üyelerinin maruz bırakıldıkları ihlallere ilişkin TİHV raporunda öne çıkan noktalar şöyle:

- Geçerli pasaportu olmayan ve KHK ile ihraç edilmiş olmaları sebebiyle konsoloslukların pasaport vermeyi reddettiği akademisyenlerden bazıları, yaşadıkları ülkede oturma izni için başvuru yapamamış, kağıtsız durumuna düşmüştür.

MERSİN’DE, AYM KARARINA KARŞI DİRENEN YEREL MAHKEME

- Mersin’de yurtdışında yaşayan bir Barış Akademisyeni aleyhine devam etmekte olan bir ceza davası örneğinde mahkeme başkanı, AYM kararına ve diğer mahkemelerce dosya üzerinden verilen beraat kararlarına rağmen yargılanan kişinin ifadesini almadan beraat kararı vermeyi reddetmiştir. AYM kararına rağmen mahkemenin yargılamaya devam etmekteki ısrarı lekelenmeme hakkının ihlali anlamına gelmekle birlikte, ilgili kişinin yaşadığı şehirdeki konsolosluğun kişi hakkında KHK ile ihraç edilmiş olması sebebiyle her türlü işlemi yapmayı reddetmesi, adil yargılanma ve savunma hakkının da ihlaline yol açmaktadır.

EŞ VE ÇOCUKLAR DA CEZALANDIRILIYOR

- Eş ve çocuklara pasaport verilmemesi, tahdit konulması ve/veya sürelerinin uzatılmaması, atfedilen suçla yargılanan kişilere ilişkin dahi kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmazken, eş ve çocuklara uygulanan bu ceza, hem masumiyet karinesinin hem de suç ve cezanın kişiselliği ilkesinin ihlalidir.

E-DEVLET ŞİFRELERİ YOK

- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının resmi işlemlerini gerçekleştirme ve takip etmek üzere oluşturulmuş ve her vatandaşın erişimine açık olan e-devlet uygulamasına erişim için gerekli şifrenin verilmesinin konsolosluk tarafından reddedilmesi sonucunda kişiler kendilerine ilişkin bilgi ve belgelere; e-devlet sistemiyle entegre olan ve aleyhlerine açılan davaları takip edebilecekleri UYAP sistemine erişiminin engellendiği örnekler görülmüştür.

PASAPORT OLMAYINCA İLTİCA SÜRECİ UZUYOR

- Düzensiz yollarla yurt dışına çıkan ve/veya pasaport tahditleri nedeniyle kağıtsız duruma düşen, iltica başvurusu yapmak zorunda kalan akademisyenler, iltica hakkı krizinin de etkilerinden ağır biçimde etkilenmektedir. İltica başvurularının değerlendirilme sürelerinin bir yılın üzerine çıkması, bazı ülke ve/veya eyaletlerde diğerlerine nazaran oturma izni başvurusu yapanlara, kağıtsızlara, iltica başvurusu sahiplerine daha sert uygulamaların olması nedeniyle bu akademisyenler bakımından statü ve/veya oturma izni almak zorlaşmaktadır.


BAĞLANTILI HABERLER