Tadamon: Suriye'nin JİTEM'i 'Şebbihalar' iş başında

Savaş ve soykırım araştırmacıları Uğur Ümit Üngör ve Annsar Shahhoud’un araştırması, kurbanların ve faillerin doğrudan komşu olduğu Tadamon mahallesini inceliyor.

13.05.2022 11:59    Güncelleme: 13.05.2022 18:09

Uğur Ümit Üngör ve Annsar Shahhoud 


+GERÇEK- Savaş ve soykırım araştırmacıları Uğur Ümit Üngör ve Annsar Shahhoud, izledikleri kan donduran toplu katliam görüntülerinin ardından Esad istihbarat görevlileri ile bağlantı kurdular, uzun ve zor bir sürecin sonunda işledikleri suçları itiraf etmelerini sağladılar ve ardından ortaya tüyler ürpertici bir araştırma çıktı. Bu araştırmayı sizler için tercüme ettik ve dört bölüm halinde yayınlayacağız. İkinci bölüm aşağıda.

Tadamon mahallesi, eski Şam’ın güney girişinde yer almaktadır. Arapça tadâmon kelimesi “dayanışma” anlamına gelir – aslında İsrail tarafından 1967’de Golan Tepeleri’ni işgali sırasında yerinden edilmiş Golanlılar, Şam’ın güneyindeki tarım arazilerinde yaşamaya başladılar ve devletin ilgisizliğinden dolayı özel fonlardan yararlanarak gecekondular inşa ettiler. Gelişmekte olan topluluk daha sonra resmi olarak Meydan mahallesinin bir parçası olarak tanındı ve Tadamon olarak adlandırıldı.

1990’larda, ülkenin çevresinden yerli işçi göçmen dalgaları oraya akın etti. Ülkenin tarım sektörünü derinden etkileyen 2003 kuraklığı, birçok çiftçiyi Şam’da hayatta kalmanın bir yolunu bulmak için çaresizce topraklarını terk etmeye zorladı. Köylüler hemşerilerini takip ettiler ve Tadamon, bu iç zincir göçüyle Şam’daki en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip oldukça büyük bir kayıt dışı gecekondu mahallesi haline geldi.

Nüfusun çoğunluğu Sünni Arap’tı, ancak Nusayriler, Dürziler, İsmaililer, Türkmenler, Filistinliler ve Kürtler de mahallenin sakinleri arasındaydı. Bu topluluklar arasındaki ayrılık, mezhepten çok bölgesel bağlılıkları arasındaki örtüşmeye dayanıyordu. 

Örneğin, Nisrîn Caddesi’ndeki Nusayriler, kökenleri Ayn Fît köyleriyle özdeşleştirilirken, El-Celâ Caddesi’ndeki Dürziler Golan’daki Hermon Dağı’ndan kaçmıştı. Tadamon’daki kitlesel şiddetin dinamiğini anlamak için, rakip topluluklar tarafından şekillendirilen bu sosyo-mekansal bölünmelere bakmak önemli.

TADAMON PARADOKSAL BİR ALAN

Suriye ana akım medyası, Esad rejiminin sözde laik cephesine ve ülkede bir arada yaşama söylemine dayanarak Tadamon’dan “Küçük Suriye” olarak bahseder. Ancak Tadamon paradoksal bir alandı: Evet, farklı mezhep, etnik, siyasi ve bölgesel arka planlardan gelen Suriyeliler bir arada yakınlık içinde yaşıyorlardı ancak giderek kutuplaşan gergin bir sosyal uzamdı. Tadamon, Suriye’de kurbanların ve faillerinin doğrudan komşu olduğu birkaç yerden biridir.

Bu karmaşıklıklar çatışmayı nasıl şekillendirdi? Mahalledeki sosyal bölünmeler, farklı gruplar arasında güvensizliğe neden olmuş olabilir, ancak dünyanın her yerinde bu durumda sayısız mahalle var. Bazen huzur içinde olmasa da bir arada yaşamın devamı istisna oluşturmuyor. 

Ancak Suriye rejimi, bölgede tarihsel olarak yerleşik bu topluluklar arasında düşmanlığı körükleme ve gerilimi tırmandırma siyasetini ancak 2011’de yükselen kutuplaşma süreci altında gerçekleştirebildi. Komşular arasındaki giderek tırmanan aşırı kutuplaşma, grupların seferber olma biçimlerine yansıdı.

2011 baharında Şam’ın çeşitli mahallelerinde gösteriler ortaya çıkmaya başladığında, Tadamon kısa, düzensiz ve bazen de kaotik olan barışçıl halk protestolarına tanık oldu. Protesto hareketi yerel odaklı grupların çıkarları doğrultusunda etkili bir şekilde bölündü ve gelinen bir aşamada üç farklı “Yerel Koordinasyon Komitesi” ortaya çıktı. 

Rakip milislere ayrılan Esad yanlısı topluluklar arasında da benzer bölünmeler görülebiliyordu. Sonunda, bölge çeşitli savaş ağaları (warlords) tarafından kontrol edilen en az 13 ayrı paramiliter ve askeri sektöre bölündü. 2011 yazından itibaren Tadamon da muhalefet protestolarının tanıdık döngüsünü yaşadı: Protestolar, ardından gelen rejim baskısı, sonra muhalefetin militarizasyonu, ardından rejimin baskısının tırmanması.

Rejimin 2011’deki gösterilere tepkisi, kitlesel protestoları şiddetle bastıracak sadık bir milis gücü olan Şebbiha’yı kurmak oldu. Sivil giysilere bürünmüş ve orantısız biçimde azınlık kökenli genç erkeklerden seçilen Şebbihalar, mahalleleri bastı, gösterileri dağıttı ve meskene tecavüz, işkence, adam kaçırma, suikast ve katliam gibi suçlar işledi. 

Şebbiha birdenbire ve kendiliğinden ortaya çıkmış gibi görünse de, onlara göz yumarak, onları kışkırtarak, yönlendirerek ve ayrıntılı patronaj sistemi aracılığıyla yavaş yavaş organize eden rejimdi. Rejimin bu milisleri, bir nevi derin devlet aygıtı gibi, makul bir inkar edilebilirlikle kirli işler yapmaya hazırladığı açıktı. 

PARAMİLİTER OLUŞUMLAR

Bu tür paramiliter oluşumlar salt Suriye savaşına özgü değil şüphesiz. Örneğin 1990’lar boyunca Türkiye’nin Kürt bölgelerinde faaliyet gösteren JİTEM de benzer amaçlar ve hedeflerle kurulmuş bir silahlı gruptu. 2011’de Şebbihalar “Ulusal Savunma Güçleri” (National Defense Forces) olarak resmileştirildi ve kontrol noktaları kurmanın yanı sıra insanları tutuklama ve gözaltına alma konusunda cezasızlıkla desteklendiler ve gösteriler sırasında öldürme yetkisine kavuştular. Tadamon’daki faillerden biri üst düzey bir Şebbiha idi.

Esad rejimi sivillere karşı baskı konusunda oldukça deneyimli ve yetkin olsa da, savaş meydanlarında pek becerikli değildi. Bu durum 2012’de net bir şekilde ortaya çıktı. Rejim Suriye genelinde sürekli olarak toprak kaybetti ve 2013'ün başlarında ülkenin yarısı artık çeşitli muhalefet grupların kontrolü altındaydı. 

Şam büyükşehir bölgesinde de, Doğu Ğuta’nın çoğu ve güney banliyöleri muhalefetin elinde olduğu için cephe hattı şehre yaklaştı. Şubat ayında bu güçler güneyden Kafr Suseh’e ve doğudan Jobar’a geniş çaplı koordineli bir saldırı başlattı. Saldırı başarılı olsaydı, isyancılar rejimin Kafr Souseh’deki ana istihbarat birimlerini ele geçirebilirlerdi. Saldırı başarısız oldu, ancak olası yenilginin heyülası çok etkili oldu ve daha da önemlisi cephe hattı şimdi Tadamon’a ulaşmıştı.

YARIN: EMCED YUSUF: BİR İSTİHBARAT TETİKÇİSİ

Esad'ın askerlerinin 288 sivili katlettiği belgelendi: Katliam sırasında çekilmiş 27 video var

Savaş ve soykırım araştırmacıları Uğur Ümit Üngör ve Annsar Shahhoud’un araştırması Esad’ın askeri istihbarat birimine bağlı faillerin, 288 sivili katledip bir çukura gömdüğünü belgeliyor.

Tadomon mahallesi Esad'ın askerleri failler ve kurbanlar milisler Şam

BAĞLANTILI HABERLER