Öztrak dünya basınında yer alan Merkez Bankası'nı sordu: Bu altın satan merkez bankası, TCMB mi?

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Merkezi Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

23.05.2022 19:59    Güncelleme: 23.05.2022 20:41

CHP'li Faik Öztrak MYK toplantısı sonrasından yaptığı basın açıklamasında dünya basınında yer alan merkez bankası konusunu gündeme getirdi. İngiltere Merkez Bankası nezdinde tuttuğu altınlarından, yüklü bir satışı yapmış olabileceğini kaleme alan yabancı bir haber ajansının gündeme getirdiği konu hakkında konuşan Öztrak, "Bu altın satan merkez bankası, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası mı? Merkez Bankasının altınları yerinde duruyor mu, durmuyor mu? Cuma günü bunları sorduk. Hükümetten hala tık yok. Merkez Bankası verileri açıklandığında, duruma bakacağız" ifadelerini kullandı.

Öztrak konuya dair şu açıklamada bulundu:

"Hem içeride hem de dışarıda olağan şüpheli olarak akıllara, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası geldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın, İngiltere Merkez Bankası nezdinde tuttuğu, 4 milyar 638 milyon dolarlık altını olduğunu biliyoruz. Zorunlu karşılık olarak bankalardan emanet alınan altınların da 2 milyar 312 milyon dolarlık kısmı, yine İngiltere Merkez bankası nezdinde tutuluyor."

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, "Milletin Sesi" sloganıyla İstanbul Maltepe'de düzenlenen mitinge ilişkin de, “Maltepe’deki demokrasi meydanında umut vardı. Gülen, aydınlık yüzler vardı. Hak, hukuk ve adalet çağrıları vardı. Dostluk, kardeşlik ve özgürlük şarkıları vardı. Huzur ve bereket özlemi vardı. Haramilerin saltanatına son verme iradesi vardı. Ve o meydanda, ortak geleceğimizi beraberce inşa etme azmi ve kararlılığı vardı. Maltepe’deki demokrasi meydanı, milletimizin saraydan ve beşli çetelerden çok daha büyük olduğunu tüm dünyaya, bir kez daha gösterdi" dedi.

1923 yılından 2002 yılına kadar 57 hükümet kurulduğunu; 79 yılda 57 hükümetin 713 milyar dolar kaynak kullandığını belirten Öztrak, "Erdoğan 2002’de iş başı yaptı. Trilyonlarca dolar vergi topladı. İçeriden, dışarıdan gırtlağa kadar borçlanmışlar. Atadan, deden kalan ne varsa satmışlar, savmışlar. Kendinden önceki 57 hükümetin kullandığı kaynağın yaklaşık 4 katını harcamışlar. 2 trilyon 631 milyar doları bir güzel yiyip, bitirmişler" diye konuştu.

Öztrak'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

‘TEBRİK EDİYOR, BAŞARILARININ DEVAMINI DİLİYORUZ’

“Geçtiğimiz hafta İstanbul’da düzenlenen Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası’nda 5 altın ve 2 bronz madalya ile takımımız dünya şampiyonu oldu. Ardından Anadolu Efes Basketbol takımımız, Avrupa’nın en büyüğü olduğunu bir kez daha tescil etti. Dün de Vakıfbank Kadın Voleybol takımımız 5’inci kez Avrupa şampiyonu oldu. Bizlere büyük mutluluk, gurur ve onur yaşatan tüm sporcularımızı, teknik heyetlerimizi ve yöneticilerini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

‘MALTEPE’DEKİ DEMOKRASİ MEYDANINDA UMUT VARDI’

Hafta sonu İstanbul Maltepe’de, ‘Milletin Sesi’ mitingimizi büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Maltepe’deki demokrasi meydanında umut vardı. Gülen, aydınlık yüzler vardı. Hak, hukuk ve adalet çağrıları vardı. Dostluk, kardeşlik ve özgürlük şarkıları vardı. Huzur ve bereket özlemi vardı. Haramilerin saltanatına son verme iradesi vardı. Ve o meydanda, ortak geleceğimizi beraberce inşa etme azmi ve kararlılığı vardı. Maltepe’deki demokrasi meydanı, milletimizin saraydan ve beşli çetelerden çok daha büyük olduğunu tüm dünyaya, bir kez daha gösterdi. Demokrasimize zehirli dişlerini, kirli tırnaklarını geçirme niyet ve hevesinde olanlara, cevap, Maltepe’deki demokrasi meydanından verildi.

‘ÜLKEMİZİN ENERJİSİ VE KAYNAKLARI HEBA EDİLDİ’

Son 20 yılda, milletimiz çok yoruldu. Toplumumuz bölünüp, parçalandı. Milletimizin umutları çalındı. Aşı, işi küçültüldü. Sofralarımızın bereketi kaçtı. Türlü yalanlarla, ‘cambaza bak cambaza’ stratejileriyle, milletimizin gerçek sorunlarının üstü kapatıldı. Ülkemizin enerjisi ve kaynakları heba edildi.

‘79 YILDA 57 HÜKÜMET, 713 MİLYAR DOLAR KAYNAK KULLANDI’

Türkiye’de, 1923 yılından 2002’ye kadar, 57 hükümet iş başında kaldı. 79 yılda bu 57 hükümet, 713 milyar dolar kaynak kullanmış. Bu 713 milyar dolarla bu hükümetler, Osmanlı’nın dış borçları ödenmiş. Üstüne; SÜMERBANK, TÜPRAŞ, TELEKOM, PETKİM, METAŞ, SİFAŞ, ÇESTAŞ, PETLAS kurmuş. Ereğli Demir-Çelik, İskenderun Demir-Çelik, çimento fabrikaları, gübre fabrikaları, şeker fabrikaları, limanlar, Keban, Atatürk, Karakaya barajları, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ve daha nice saymakla bitmeyecek eserler inşa etmişler. Türkiye sıfırdan ciddi bir sanayi alt yapısına kavuşturulmuş.

‘KENDİNDEN ÖNCEKİ 57 HÜKÜMETTEN 4 KAT FAZLA KAYNAK KULLANDI’

Geçmiş hükümetler 713 milyar dolar harcayarak, ülkemizi 1990’da dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasına soktu. 1999 yılında da Türkiye, G-20 ligine davet edildi. Erdoğan 2002’de iş başı yaptı. Trilyonlarca dolar vergi topladı. İçeriden, dışarıdan gırtlağa kadar borçlanmışlar. Atadan, deden kalan ne varsa satmışlar, savmışlar. Kendinden önceki 57 hükümetin kullandığı kaynağın yaklaşık 4 katını harcamışlar. 2 trilyon 631 milyar doları bir güzel yiyip, bitirmişler. Kendinden önceki 57 hükümetten 4 kat fazla kaynak kullanmışlar. Sonuç, ülkemizi 20 yılda ilk 20 ekonomi liginden düşürdü. Bugün, Türkiye artık dünyanın en büyük 20 ekonomisi liginden düşmüş, 23’üncü sırada yer alıyor.

‘GEÇTİ BOR’UN PAZARI, SÜR EŞEĞİ NİĞDE’YE’

“Oysa Erdoğan milletimize, ülkeyi, ‘2023’te ilk 10 ekonomi arasına sokma’ sözünü vermişti. Beceremedi. Sözünü tutamadı. Ama hala, ülkeyi ‘vallahi de billahi de ilk ona sokacağız’ diye milletten oy istiyor. Millet bunların ne yaptığını görüyor. Sebep oldukları felaketi yaşıyor. Milletimiz bunların notunu vermiş. ‘Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye’ demeye hazırlanıyor.

‘BECERİKSİZLİK, İSRAF VE TALANLA ERDOĞAN HÜKÜMETLERİ ÜLKEMİZİ İLK 20’DEN DÜŞÜRDÜLER’

Erdoğan hükümetleri milletten topladıkları kaynakları, atadan deden kalan varlıkları, hayırsız mirasyedi gibi har vurup, harman savurdu. Trilyonlarca dolar doğru dürüst kullanılsaydı, ranta, betona ve israfa değil de tarıma, sanayiye, üretime, katma değerli işlere yönlendirilseydi, döviz kazandıracak cari açığı kapatacak projelere harcansaydı bugün Türkiye ilk 10 ekonomi arasına, rahat rahat yerini almıştı. Çünkü bu ülkenin bu potansiyeli var. Ama beceriksizlik, israf ve talanla Erdoğan hükümetleri ülkemizi ilk 20’den düşürdüler.

‘PEKİ, İKİNCİ HASTANEYİ KİM YUTTU’

İtibardan tasarruf olmaz diyerek ülkenin kaynaklarını yandaşlara peşkeş çektiler. Bir liraya çıkarılacak işleri olmayacak paralara yaptılar. Bunu biz söylemiyoruz. Türkiye’nin önemli araştırma kuruluşlarından TEPAV söylüyor. Örnek; milletin cebinden tek kuruş çıkmayacak dedikleri, kamu özel işbirliği (KÖİ) yöntemiyle yapılan Bilkent Şehir Hastanesi ortada duruyor. Bu hastane geleneksel yöntemle 3 milyar 907 milyon liraya çıkarmış. Bu yöntemle 6 milyar 776 milyon liraya çıkmış. İki hastane parasına bir hastane yapıldı. Peki, ikinci hastaneyi kim yuttu? 40 haramiler yuttu. 

‘TECRÜBELİ HEKİMLERİMİZİ ÜLKEMİZDEN KAÇIRIYOR’

İki hastane parasına, bir hastane yapanlar, hekimlerimize de doğru dürüst imkân sağlayamıyor. Tecrübeli hekimlerimizi ülkemizden kaçırıyor. 2022’nin ilk 3 ayında 250 hekim yurt dışına gitmek için başvurmuş. Türk Tabipleri Birliği, ‘Önümüzdeki dönem, kaliteli hekim kıtlığı yaşayacağız’ diye şimdiden uyarıyor. Duyuyorlar mı? Ne gezer. Yetişmiş insan kaynağımızı yurt dışına kaçırarak, ülkenin köklü kurumlarını dağıtarak, memleketi fikren çölleştirerek, milletimizi her gün biraz daha batırıyorlar.

‘ARADAKİ FARKI OSMANLI DEVLETİ ÖDÜYORMUŞ’

Yine TEPAV’ın rakamlarıyla söylüyorum. ‘Milletin kesesinden bir kuruş çıkmayacak’ diyerek ihale ettikleri, KÖİ projeleri için, 2045 yılına kadar, yandaşlara dolarla, avroyla tam tam 153 milyar dolar gelir garantisi vermişler. Bunların ekonomi bilmedikleri doğru, ama tarih de bilmiyorlar. Osmanlı’nın çöküş döneminde icat ettiği, kâr garantili projeleri aynen kopya ettiler. İzmir-Aydın arasındaki demir yolu 1866’da işletmeye açılmış. Osmanlı bu projede İngiliz şirkete, her yıl yatırdığı sermayenin yüzde 6’sı kadar, kâr garantisi vermiş. Aynı dönemde Rumeli Demiryolu da kilometre başına kâr garantisi verilerek inşa ettirilmiş. Şirketin elde ettiği kâr, garanti edilenin altında kalıyorsa, aradaki farkı Osmanlı devleti ödüyormuş.

‘AVRUPA’NIN SAYILI ZENGİNİ OLDULAR’

Bunu biz demiyoruz. Açık Öğretim Fakültesi’nin ders kitapları diyor. Bu ders kitabından özetleyerek okuyorum: ‘Rumeli demir yolunu yapan yabancılar, Osmanlı devlet adamlarına verdikleri rüşvetler sayesinde, öyle imtiyazlar elde ettiler ki, Avrupa’nın sayılı zengini oldular.’ Hikâye tanıdık değil mi? Bugün de sarayın beslemeleri, çeteleri, gelir garantili ihalelerle, Avrupa’nın sayılı zengini oldular. Şimdi İngiltere’de lüks mahalleleri kapatıyorlarmış.

‘MERKEZ BANKASI’NIN EN ÖNEMLİ SERMAYESİ OLAN GÜVENİ DE BİTİRİYORLAR’

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolar döviz rezervini kayınpeder ve damat hesapsız, kitapsız peşkeş çektiler. Hala da arka kapıdan döviz satmaya devam ediyorlar. Bu yılın ilk dört ayında bu şekilde satılan emanet dövizlerin tutarı, 30 milyar dolara yaklaştı. 13 Mayıs itibariyle, Merkez Bankası’nın döviz kasasındaki açık, 52 milyar 199 milyon dolara ulaşmış. Sadece döviz rezervlerini değil Merkez Bankası’nın en önemli sermayesi olan güveni de bitiriyorlar.

‘MERKEZ BANKASI’NIN ALTINLARI YERİNDE DURUYOR MU, DURMUYOR MU?’

Yabancı bir haber ajansı, bir merkez bankasının, İngiltere Merkez Bankası nezdinde tuttuğu altınlarından, yüklü bir satışı yapmış olabileceğini yazdı. Hem içeride hem de dışarıda olağan şüpheli olarak akıllara, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası geldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın, İngiltere Merkez Bankası nezdinde tuttuğu, 4 milyar 638 milyon dolarlık altını olduğunu biliyoruz. Zorunlu karşılık olarak bankalardan emanet alınan altınların da 2 milyar 312 milyon dolarlık kısmı, yine İngiltere Merkez bankası nezdinde tutuluyor. Bu altın satan merkez bankası, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası mı? Merkez Bankasının altınları yerinde duruyor mu, durmuyor mu? Cuma günü bunları sorduk. Hükümetten hala tık yok. Merkez Bankası verileri açıklandığında, duruma bakacağız.

‘BUGÜN ÜLKEYİ YÖNETTİĞİNİ SÖYLEYENLERE GÜVEN HİÇ KALMADI’

Hükümet olduğumuzda da Merkez Bankası’nın tüm döviz ve altın hesaplarını, ciddi bir incelemeden geçireceğiz. 128 milyar dolar başta olmak üzere, hesapsız, kitapsız satılan her sentin, her gram altının hesabını soracağız. Hep söylüyoruz; ‘Güven ruh gibidir. Terk ettiği bedene asla geri dönmez.’ Bugün ülkeyi yönettiğini söyleyenlere güven hiç kalmadı.

‘SADECE MAYIS AYINDAKİ ARTIŞ İSE 309 MİLYAR LİRA’

 Tarihimizde ilk kez, enflasyona ve dövize endeksli iç borçlanma kâğıtları nedeniyle, geçtiğimiz aydan itibaren iç borca ödenecek faizler, iç borcun kendisini aşmıştı. Bu eğilim hızla devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın son tahminlerine göre, önümüzdeki dönemde ödenecek iç borcun anaparası 1,5 trilyon lira. Ama iç borç için ödenecek faiz 2 trilyon lira. Böyle bir durumla daha önce hiç karşılaşmadık. Geçtiğimiz ağustos ayından bu yana ödenecek faizlerdeki artış, 1 trilyon 354 milyon lira. Sadece mayıs ayındaki artış ise 309 milyar lira.

‘ALLAH KULLARINA AKIL DAĞITIRKEN, BUNLAR ACABA NEREYE SAKLANDI’

Peki, faiz lobilerini abat, milletimizi de berbat eden kim?  Bu garip, üzücü, feci tablo kimin eseri? Elbette Erdoğan şahsım hükümetinin. Ama bu tablodan hala ders çıkarmıyorlar. Kur Korumalı Mevduat su kaynatmaya başlayınca, şapkadan ‘enflasyona endeksli kâğıt’ çıkarmaya hazırlanıyorlar. Bu ‘süper bonolar’ 1994’te denendi. Sonuç da hüsran oldu. Kur Korumalı Mevduat ile piyasanın kur riskini Hazine’nin üzerine taşıdılar. Şimdi de enflasyona endeksli kâğıtlarla, enflasyon yükünü Hazine’nin sırtına taşıyacaklar. Allah kullarına akıl dağıtırken, bunlar acaba nereye saklandı? Gerçekten merak ediyoruz.

‘ÜRETİCİ ENFLASYONUNDA ÜLKEMİZİ YÜZDE 122 İLE DÜNYA ŞAMPİYONU YAPTILAR’

Erdoğan şahsım rejiminde, liyakat değil, sadakat geçer akçe. Saraya kim daha çok yağ çekiyorsa, o koltuğunu koruyor. Bunun faturasını da hep milletimiz ödüyor. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ dediler. Enflasyon artarken, tabela faizini Merkez Bankası’na döve döve zorla indirttiler. Sonra enflasyon canavarını da bile isteye hortlattılar. Üretici enflasyonunda ülkemizi yüzde 122 ile dünya şampiyonu yaptılar. Tüketici Enflasyonunda ülkemizi yüzde 70 ile dünyada ilk beşe soktular. Kuzeyimizde Rusya ve Ukrayna savaşıyor, şampiyonlar liginde ise ilk beşe giren Türkiye oluyor. Ülkemizi, Sudan, Venezüella, Lübnan, Zimbabve’yle aynı kümeye düşürdüler. Dünyada gıda enflasyonu yüzde 30; bizde yüzde 90. Dünyanın tam 3 katı. Dünya gıda krizini konuşuyor, önlem alıyor. Bizdeki hükümet ne yapıyor belli değil.

‘UMUTSUZLUĞA YER YOKTUR, ÇÜNKÜ BU ÜLKEDE CHP VARDIR’

Bugün piyasa katılımcılarının, yılsonu enflasyon tahmini açıklandı. Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon tahmini yüzde 43. Ama piyasa yılsonunda yüzde 58 enflasyon bekliyor. Görünen o ki bu hükümet elinde milletimizi bekleyen daha çok zor günler var. Artık şurası açık ve nettir. Milletin sesini duymayan, halini görmeyen, tarımın icat edildiği bu topraklarda vatandaşlarımızı açlığa ve yokluğa mahkûm eden, insanlarımızın cebindeki parayı alıp, bir avuç yandaşın kasasına aktaran Erdoğan şahsım rejimi gitmedikçe, tencerelerimiz dolmayacak, mutfaktaki yangın dinmeyecektir. Ama umutsuzluğa yer yok. Çünkü bu ülkede CHP var. Onun tecrübeli ve liyakatli kadroları var. Biz enflasyon canavarını nasıl yeneceğimizi çok iyi biliyoruz. Çünkü geçmişte de bu canavarı yenen kadrolar bizde.

‘BİZE KATILIN’

Genel Başkanımızın Maltepe’deki çağrısını, bir kez daha tekrarlıyoruz: Akılcı bir ekonomi yönetimine inanıyorsanız, bize katılın.  Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız, bize katılın. Her alanda ve herkes için adalet istiyorsanız, bize katılın. Barış Akademisyenleri görevlerine dönsün, harp okulu öğrencileri serbest kalsın diyorsanız, bize katılın. Çevreyi, kurdu, kuşu, ormanı önemsiyorsanız, bize katılın. Eğitim ve sağlık için daha fazla bütçe ayrılsın istiyorsanız, bize katılın. Çocuklarınızı bu güzel ülkede tutmak istiyorsanız, bize katılın. 128 milyar doların hesabını sormak istiyorsanız, bize katılın. Ödediğiniz vergiler nerelere harcanıyor, öğrenmek istiyorsanız, bize katılın. İsraf haramdır, Yolsuzluk haramdır, yandaş kayırmak haramdır diyorsanız, bize katılın. Asgari ücretli açlık sınırına mahkûm olmasın diyorsanız, bize katılın.

‘3600 EK GÖSTERGE VE EYT SORUNU ÇÖZÜLSÜN DİYORSANIZ, BİZE KATILIN’

Aile Destekleri Sigortası olsun diyorsanız, bize katılın. ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ diyorsanız, bize katılın. 3600 ek gösterge ve EYT sorunu çözülsün diyorsanız, bize katılın. Halkın alın teri beşli çetelere değil, millete harcansın diyorsanız, bize katılın. Bu ülkede barış istiyorsanız, huzur istiyorsanız, aş ve iş istiyorsanız, bize katılın. Kamu yönetiminde liyakat olsun, işi ehline verelim diyorsanız, bize katılın. Herkesin inancına, kimliğine, yaşam tarzına saygı duyulmasını istiyorsanız bize katılın. Süleyman Şah Türbesi vatan toprağına dönsün, Tank Palet Fabrikası Katar’ın elinden alınsın diyorsanız, bize katılın. Dirlikten, birlik doğar. Birlikten de kuvvet doğar. Gelin, büyük, müreffeh, adil ve huzurlu Türkiye’ye, beraberce omuz verelim. Bu çağrımız tüm milletimize.”

‘NE VATAN SEVGİMİZİ NE ATATÜRK SEVGİMİZİ KİMSEYLE İLE TARTIŞMAYIZ, TARTIŞTIRMAYIZ’

Maltepe’deki mitingde ‘Atatürk posterinin olmadığı’ yönündeki iddialara ilişkin yöneltilen soruya Öztrak, şöyle yanıt verdi: 

“CHP, hep söylüyorum, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk’tur. Kuvay-ı Milliye’dir. CHP, Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İki büyük eserimden biridir’ dediği partidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bizim ebedi Genel Başkanımızdır. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, Maltepe’de yaptığı konuşmada, kurucu Genel Başkanımızın ismini ve ilkelerini defalarca ifade etmiştir. Süleyman Şah Türbesi’ni vatan toprağına geri götürecek parti biziz. Tank Palet Fabrikası’nı Katarlıların elinden alacak parti de biziz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenlerden hesabını soracak parti de biziz. Biz ne vatan sevgimizi ne Atatürk sevgimizi kimseyle ile tartışmayız, tartıştırmayız.”

‘KAFTANCIOĞLU, İL BAŞKANIMIZDIR’

Yargıtay’ın, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili kararı ile ilgili soruya ise Öztrak, “Canan Kaftancıoğlu, il başkanımızdır. CHP’nin İstanbul İl Başkanıdır” dedi.

‘BİZ KUVAY-I MİLLİYE’YİZ. KORKU NEDİR BİLMEYİZ’

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin miting öncesi ABD vatandaşlarına yönelik uyarılarına ilişkin Öztrak, “ABD Büyükelçiliği’nin açıklamasına, ABD’nin önceki dönem başkanlarından birinin sözleri ile yanıt vereyim: ‘Korkulması gereken tek şey korkunun kendisidir.’ Biz CHP’yiz. Biz, Rumeli ve Anadolu Müdafaa-i Hukuk’uz. Biz Kuvay-ı Milliye’yiz. Korku nedir bilmeyiz. Genel Başkanımız korku imparatorluğunu yıkmak için milletimiz ile birlikte yola çıkmıştır. Maltepe meydanında toplanan yüzbinler de bunun en güzel göstergesidir” diye konuştu.

‘6 LİDER TARAFINDAN ORTAK BELİRLENECEKTİR’

Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerine Öztrak, “Parti sözcüsü olarak defalarca ifade ettim. Türkiye’nin 13’üncü Cumhurbaşkanı, Genel Başkanımızın da içinde olduğu 6 lider tarafından ortak belirlenecektir. Dolasıyla burada daha önce bu 6 lider Cumhurbaşkanının niteliklerini açıklamıştır. Dolasıyla bu niteliklere yoğunlaşmakta fayda vardır” dedi.

‘BU SORUYU SORANLAR ‘ÖKÜZÜN ALTINDA BUZAĞI ARAMAYI’ BIRAKSINLAR’

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Maltepe mitinginde tokalaşmadığı ileri sürülürken, yöneltilen soruya Öztrak, “Her hafta, ‘boşuna heyecanlanmayın’ demekten, havuz medyasına bunu söylemekten dilimizde tüy bitti. Bu soruyu soranlar ‘öküzün altında buzağı aramayı’ bıraksınlar. Gündemi takip etsinler. Bu iddialar ilgili belediye başkanımız tarafından zaten fotoğraflarla yalanlanmıştı" yanıtını verdi.

‘GENEL BAŞKANIMIZIN BİLGİSİ VE İZNİ DÂHİLİNDE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ BİR PROGRAMDIR’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in Paris’te Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya’nın mezarlarını ziyaret etmesi ve Maltepe mitingine katılmamaları ilişkin Öztrak, “Bu ziyaret daha önce belirlenmiş bir ziyarettir. Genel Başkanımızın bilgisi ve izni dâhilinde gerçekleştirilmiş bir programdır" dedi.

‘KİMSE GENEL BAŞKANIMIZI, SARAYIN KİBİR ABİDESİ İLE KARIŞTIRMASIN’

Kılıçdaroğlu’nun vekillere “Adayımız Kılıçdaroğlu” deme talimatı verdiği iddiası üzerine Öztrak, “Her şeyden önce bizim Genel Başkanımızın üslubu bellidir. Maltepe’deki konuşması zaten bu üslubu en güzel şekilde ortaya koymuştur. Kimse Genel Başkanımızı, sarayın kibir abidesi ile karıştırmasın. Kendisinin de böyle bir talimatı yoktur" dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın “Tweet attı diye soruşturma başlatılan bir kişi yok. İçinde yazılandan dolayı soruşturma başlatılıyor” açıklamasının sorulması üzerine Öztrak, “Bunlar metal yorgunu. Milletten koptular. Tüm bunlar, halktan kopmuş bir partinin söylemlerinden başka bir şey değildir” diye konuştu. (ANKA)

CHP Faik Öztrak Merkez Bankası TCMB Milletin Sesi mitingi

BAĞLANTILI HABERLER