Mezarda tazminat: 10 soruda Kıdem Tazminatı

29.06.2020 16:15    Güncelleme: 29.06.2020 17:00

Fonda birikecek paranın tamamı ancak 75 yaşında alınabilecek.

Derya OKATAN


ARTI GERÇEK - Sermaye kesiminin ve hükümetin ortadan kaldırmak istediği, sendikaların ise “grev nedeni” saydığı kıdem tazminatı yeniden gündemde. Birleşik Metal-İş Sendikası TİS uzmanı İrfan Kaygısız, kıdem tazminatının dünü, bugünü ve geleceğini 10 soruda topladı. 

İrfan Kaygısız’ın Artı Gerçek ile paylaştığı çalışmasının özeti şöyle:

1- KIDEM TAZMİNATI NEDİR?

Kıdem tazminatı; 

  • işçinin işten çıkarılması,
  • iş sözleşmesini haklı nedenle fesh etmesi ya da emekli olması durumunda, 
  • o işyerindeki bedensel yıpranmasının karşılığı olarak, 
  • işçinin işyerine yaptığı katkılar da dikkate alınarak, 
  • işçinin yeni bir iş bulmada karşılaşabileceği zorluklar göz önünde bulundurularak,
  • işten çıkarılan işçinin işsiz kalacağı sürede ya da emeklilik durumunda belli bir parasal güvenceye kavuşması amacıyla yapılan bir ödeme türüdür. 

Kıdem tazminatı, işçilere ‘hizmet olsun’ diye verilen ek bir ödeme değildir. İşçiler, ücretlerinin bir bölümünü çalışırken alırken; SSK prim kesintisi, işsizlik sigortası kesintisi gibi ödemelerin karşılığından ise daha sonra yararlanırlar. Kıdem tazminatı da ödenmesi sonraya bırakılmış bir ücrettir. 

2- NE ZAMANDAN BERİ KULLANILIYOR?

Kıdem tazminatı, 1936 yılında kabul edilen ve 1937 yılında yürürlüğe giren ilk iş kanunu olan 3008 sayılı Kanunda yer aldı. Tazminat hakkı, 5 senelik çalışma karşılığı 15 günlük ücret olarak belirlendi. Sonraki yıllarda, dönemin iktisadi ve siyasal gelişmelerine, işçi sınıfının mücadelesine bağlı olarak kıdem tazminatından yararlanmada çeşitli değişiklikler yapılarak bugüne gelindi.

Kıdem tazminatının fona dönüştürülmesi ilk olarak 1954 yılında 2. Çalışma Meclisi’nde gündeme geldi. İlki 1976 yılında olmak üzere çok sayıda tasarı ve taslak hazırlandı. Gerek işçi sendikalarının gerekse de işveren örgütlerinin farklı gerekçelerle karşı çıkmaları nedeniyle değişiklik gerçekleştirilemedi. Kıdem tazminatı devlet, sermaye ve işçi sınıfı arasındaki mücadelenin en önemli konularından birisini oluşturdu. 

3- KANUNDAKİ YERİ NEDİR?

Kıdem tazminatı hakkı 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak sigortalı çalışanları kapsamaktadır. Ancak, 854 sayılı Deniz İş Kanunu ile 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’a göre çalışan işçileri kapsamamaktadır.

Halen;

  • işveren tarafından iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık nedenleri dışındaki nedenlerle iş sözleşmesinin feshedilmesi dışında, 
  • işçinin haksız nedenle işten atılması, 
  • emeklilik,
  • ölüm, 
  • işyerinin taşınması,
  • işyerinin kapanması, 
  • işçinin askere gitmesi, 
  • kadın işçinin evlenmesi, 
  • 15 yıl ve 3600 prim gününü ya da 25 yıl ve 4500 prim gün sayısını doldurması, 
  • ücretinin sık sık ödenmemesi, 
  • çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılması,  
  • işyerinde işçinin taciz edilmesi, 
  • işçinin sağlığının çalışmaya elvermemesi gibi 20’yi aşkın nedenle kıdem tazminatı alınabilmektedir. 

4- NE ZAMAN HAK EDİLİYOR?

Kıdem tazminatı işçinin aynı işverinde en az bir yıllık çalışma süresi sonunda hak ediliyor ve her bir çalışma yılı için işçiye brüt ücret tutarının 30 günlük karşılığı olarak ödeniyor. 

5- KIDEM TAZMİNATINDA TAVAN UYGULAMASI NEDİR?

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Milli Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan yasa ile işçi ücretleri ne kadar yüksek olursa olsun kıdem tazminatlarının en yüksek devlet memurunun bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemeyeceği hükmü ile kıdem tazminatlarına tavan getirilmiştir. Tavan miktarı 6 ayda bir memur maaş katsayısına göre yeniden hesaplanıyor. 

6- KIDEM TAZMİNATINA ESAS TUTAR ARTIRILABİLİR Mİ?

1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre kıdem tazminatına esas tutar, çalışılan her bir yıl için işçinin 30 günlük ücreti tutarı olarak belirlenmiştir. Bu tutar asgari tutar olup bu tutarın altında kıdem tazminatı ödenemez. Ancak, iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle kıdem tazminatına esas süre artırılabilmektedir.

7- YENİ SİSTEMLE NE YAPILMAK İSTENİYOR?

Henüz ortada bir yasa tasarısı yok. Ancak, basına yansıyan ve hükümet yetkilileri tarafından yalanlanmayan çok sayıda açıklama var. Basına yansıyan, yansıtılan haberler yapılmak istenilen konusunda bir fikir vermektedir.

Yeni model, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) olarak tanımlanmakta ve konuyla ilgili 2 formül önerilmektedir.

Birinci Model:

  • İşçinin kıdem tazminatının yüzdesel karşılığı 8,33’dür. Bir başka deyimle, işçiye kıdem tazminatı olarak 12 aylık çalışması karşılığı 13 ay olarak ödeme yapılmaktadır. (13 ay/12 ay= %8,33)
  • Bu modele göre, 30 günlük (yüzde 8,33) kıdem tazminatının 19 günlük karşılığı olan yüzde 5,33’lük bölüm halen uygulandığı biçimiyle sürecek. Patronlar, işçi işten ayrılana kadar bu orandan sorumlu olacaklar.
  • Geriye kalan 11 günün karşılığı olan yüzde 3’lük bölüm ise işveren tarafından TES’e ödenecek.
  • TES’e devredilen bölümün tümü yalnızca emeklilik halinde, 75 yaşını doldurunca alınacak veya ölümde mirasçılara ödenecek.
  • Bunun dışında, 60 yaşına kadar sistemden herhangi bir şekilde yararlanmak, para çekmek mümkün olmayacak. 
  • 60 yaşını doldurunca 11 günlük paranın karşılığı olan birikmiş tutarın yüzde 25’i alınacak. Kalan tutar ise aylık olarak ödenecek.
  • 60 yaşını doldurmamış katılımcılara, ilk defa konut aldıklarında, evlilik (bir kereye mahsus), ağır hastalık ve işsiz kalınması (bir defaya mahsus) sebeplerinden her biri için TES hesabında bulunan birikim tutarının yüzde 10'unu geçmemek şartıyla ödeme yapılabilecek.

İkinci Model:

  • Bu modelde ise toplam yüzde 8,33’lük tazminat bedelinin; Yüzde 4’ü işveren tarafından, Yüzde 2,5’e kadar işçinin kendisi tarafından, Yüzde 1 devlet tarafından, katkı payı yatırılacak.
  • İkinci model işçiler bakımından oldukça açık kayıplara yol açması nedeniyle bir anlamda birinci modelin kabul ettirilmesi için ortaya atılmış sayılabilir. Bu nedenle, bu yazıda esas olarak daha az kayıp getirecek olan 1. model esas alınmıştır.

8- YENİ SİSTEMİN SONUÇLARI NE OLACAK?

Mezarda Tazminat

Yeni sistem ile yüzde 3’lük kesintinin kıdem tazminatının bir kısmının emeklilik ikramiyesi olarak alınması, bir bölümünün emeklilik maaşına yansıtılması hedefleniyor. Fonda birikecek paranın tamamı 75 yaşına gelindiğinde alınabilecek. Kıdem tazminatı bir anlamda emeklilik ikramiyesine dönüştürülüyor. Türkiye’de ortalama yaşam süresi ise 78. Üstelik emekli olmanın ne kadar zor olduğu, özellikle iş yaşamına yeni giren veya girecek işçiler için neredeyse imkânsız olduğu ortada. Örneğin, bugün 25 yaş altında çalışanlar işçi sınıfının yaklaşık yüzde 20’si. Üç milyona yakın bugünün genç işçisinin emekli olması hayal.

İşçi biriken tutarı 60 yaşına geldiğinde aylık ödemeler şeklinde de almaya başlayabilecek. Ancak fondaki parasının tamamını çekemeyecek. En fazla yüzde 25’ini toplu olarak alabilecek, kalan tutarlar ise her ay emekli maaşı ile birlikte ödenecek. Böylece oldukça düşük emekli maaşlarının bir miktar daha yükselmesi hedefleniyor. Emeklilik hakkı ve emekli ücretlerinin kamusal emeklilik sistemi ile çözülmesi yerine, bireysel tercihlerin öne çıkarılmak istenildiği görülüyor. Paralar önceki fonlarda olduğu gibi genel bir fonda toplanmayacak. Kesilen paralar işçilerin bireysel hesaplarına yatırılacak. 

Kıdem Tazminatı Miktarı Azalacak

Kıdem tazminatı miktarı 2 nedenle azalacak. Birincisi, aylık kıdem tazminatının bugünkü karşılığı yüzde 8,3’tür. Oysa yeni sistemde şirketlerden sadece yüzde 5,33’lük prim kesintisine karşılık gelen kısım alınabilecek. Geriye kalan yüzde 3’lük kısmın alınması neredeyse imkânsız. Bu yüzde 3 ancak 75 yaşında alınabilecek. Öte yandan, fona aktarılacak paranın nemalanmasının bir garantisi yok. Paranın yatırıldığı yatırım aracı zarar da edebilir, yatırılan fon batabilir de. 

İkincisi, tazminat hesaplamasına esas kriterler değiştiriliyor. İşçinin ayni olarak aldığı yol ve yemek bedeli, erzak gibi ödemeler kıdem tazminatı hesaplamasına dâhil edilmeyecek. 

İşten Çıkarma Artacak, Baskı Yoğunlaşacak

Kıdem tazminatının önemli fonksiyonlarından birisi de işten çıkarmayı zorlaştırıcı rolü olmuştur. Kıdem tazminatı tam bir iş güvencesi sağlamaz. Patronların bir anda ödeyeceği nakit ne kadar artarsa kıdemin işten çıkarmayı azaltıcı etkisi o kadar fazla olmaktadır.

Öte yandan, işçinin, patronların çeşitli olumsuz uygulama ve davranışları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı vardır. Fonla birlikte işçinin bu hakkı da zayıflamaktadır. 
Diğer yandan ücretin ödenmemesi, eksik ödenmesi ya da geç ödenmesi işçinin iş sözleşmesini derhal fesih hakkının doğumuna yol açar ve işçi kıdem tazminatına hak kazanırken, fon söz konusu olduğunda, sermayedar üzerindeki bu baskı da ortadan kalkacak, sermayedar ödemeleri keyfi olarak yapabilecek, sermayenin üretim sürecindeki egemenliği artacaktır.

Bugün Tazminat Alamayan Yarın da Alamayacak!

TES için gösterilen temel gerekçelerden birisi, bugün işçilerin önemli kısmının kıdem tazminatını alamamasıdır. Eğer işçilerin büyük kısmı kayıt dışı çalıştırılıyorsa, esnek ve güvencesiz biçimde istihdam ediliyorsa, bu biçimde istihdam edilenlerin kıdem tazminatından yararlanma olanağı yarın da olmayacaktır. Türkiye’de çalışanların yaklaşık üçte biri kayıt dışı çalışmaktadır. Bu kesimin TES bile olsa kıdem tazminatı alma hakkı söz konusu olmayacaktır.

İşveren Prim Yatırmazsa Yaptırım Yok!

İşverenin primleri yatırmaması halinde herhangi bir garanti söz konusu değil. Hileli iflas ya da işyeri kapanmasında işveren fona borçlu olacak, ancak işçi tazminatını yine alamayacak.

9- KIDEM TAZMİNATI DİĞER HAKLARIN YERİNE GEÇER Mİ?

Kıdem tazminatının kaldırılması gerektiğini söyleyenlerin gerekçeleri arasında işsizlik sigortasının bulunduğu, ayrıca iş güvencesinin olduğu ve bu nedenle ayrıca kıdem tazminatına gerek olmadığı da var.

Oysa, her üç hakka ulaşmanın, bu hakları kullanmanın şartları birbirinden farklıdır ve birbirinin yerine ikame edilmesi söz konusu değildir.

Kıdem tazminatı tek başına güvence sağlamaz. Sadece toplu işten çıkışlarda zorlayıcı, caydırıcı etkisi vardır. Kıdem tazminatı işle ilişkinin sona ermesi nedeniyle yapılan bir ödemedir. İşten ayrılma sonrası hayatta kalmak için bir süreliğine çalışırken hak edilen gelirin kullanılmasıdır. 

10- NE İSTİYORUZ?

  • Kıdem tazminatı başta olmak üzere, işçilerin tüm alacakları için yeterli hukuki güvence sağlanmalı, imtiyazlı alacaklar arasında birinci sıraya konmalıdır.
  • Kıdem tazminatı dahil ödenmeyen tüm işçi alacakları devlet tarafından ödenmeli ve devlet işverenden tahsil etmelidir.
  • İşçilerin kıdem tazminatından yararlanma koşulları yeniden düzenlenmelidir. Bu çerçevede, İş Kanundaki kıdem tazminatından yararlanmayı engelleyen (25/II gibi) tüm maddeler yeniden ele alınmalıdır.
  • İşçiler süre sınırı olmadan çalıştığı tüm süre ile tazminattan yararlanmalı, 1 yıl çalışmış olma koşulu kaldırılmalıdır.
  • Çeşitli adlar altında geçici veya kısa sürelerle çalışmak zorunda kalan işçiler de çalışma süresi oranında kıdem tazminatından yararlanmalıdır.
  • Kıdem tazminatındaki tavan sınırı kaldırılmalıdır.
  • Tüm işçiler, bir gün bile çalışmış olsalar, çalıştıkları sürenin karşılığı olan tazminatlarını istedikleri zaman alabilmelidirler.
  • Kıdem Tazminatından sadece İş Kanuna tabi olanlar değil, tüm çalışanlar yararlanmalıdır.
  • Bir işçi çalışırken hak ettiği, ücretinin bir parçası olan parayı istediği zaman alma hakkına sahip olmalıdır.