İstanbul Sözleşmesi eyleminde gözaltına alınmışlardı: Bu gözaltı değildir, nefret suçudur

10.08.2020 14:23    Güncelleme: 10.08.2020 14:23

Geçtiğimiz hafta İzmir'de ‘İstanbul Sözleşmesi uygulansın’ talebiyle sokağa çıkıp gözaltına darp edilerek alınan gençler yaşadıklarını anlattı.

Tüm Türkiye genelinde yapılan eylemlerde İzmir son zamanlarda polis müdahalesi ile ön plana çıkıyor. Alsancak'ta gözaltına alınan  İsmail Temel ve Berivan Oğuz yaşadıklarını anlattı.

Polis müdahalesinde sert bir şekilde gözaltına alınan ve gördüğü şiddet nedeniyle epilepsi krizi geçiren  İsmail Temel, İz gazeteden Özlem Kara'ya, "20 yaşındayım ve benden izin almadan ailemi aramışlar, hiçbir alakam olmayan, isimlerini bile bilmediğim örgütlere üye olduğumu iddia etmişler. Bir sürü yalan dolan şey anlatmışlar! Polisler, ailemi o kadar dolduruşa getirmişler ki ailem tarafından dışlandım, abim tarafından hırpalandım" şeklinde konuştu.

Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde bir araya gelen gruba çok sert polis saldırısı gerçekleşmişti. Kendisine işkence yapıldığını iddia ifade eden İsmail Temel; polislerin, arkadaşlarına Bozyaka Hastanesi’ne götürüleceğini söylemelerine rağmen kendisini Tepecik Hastanesi’ne götürdüklerini, “Hastanede uyandığım esnada iki tane polis vardı. Onlar da hiçbir şey söylemeden gittiler. 6 saat gözlem altında tutuldum, taburcu oldum. O saate ulaşım yoktu, bankın üzerinde uyumak zorunda kaldım" şeklinde anlattı.

'BENİ GERİ ÇEKMEK İÇİN AİLEMİ KULLANMIŞLAR'

Ailesinin kendisine karşı 'kışkırtıldığını' söyleyen Temel, "Olayın aile boyutu da var. 20 yaşındayım ve benden izin almadan ailemi aramışlar, hiçbir alakam olmayan, isimlerini bile bilmediğim örgütlere üye olduğumu iddia etmişler. Bir sürü yalan dolan şey anlatmışlar! Polisler, ailemi o kadar dolduruşa getirmişler ki ailem tarafından dışlandım, abim tarafından hırpalandım. Bir gün sonra da ifade vermek için çağırdılar. İfade vermek için evden ayrıldım, eve döndüğümde de abim, ‘Bana hemen o avukatın numarasını veriyorsun, o davadan geri çekiliyorsun’ dedi. Polis, şiddet görüntüleri sosyal medyada yayınlanınca korkmuş ve beni geri çekmek için ailemi kullanmışlar. ‘Şikayetinden vazgeçsin yoksa başına kötü kötü şeyler gelecek’ diye. Ayrıca cinsel yönelimimi, ailemin bilmemesine rağmen ifşa etmişler. ‘Çocuğunuz gey’ demişler. Bu süreç, hem işimden hem de ailemden alıkoydu beni! Çok rencide oldum, bütün özel hayatım ifşa edildi. Tek istediğim bu süreçte yalnız kalmamak ve bunu da hissediyorum. Bu olayın kamuoyu oluşturmasına ve benim hakkımın aranmasını istiyorum" talebinde bulundu.

'GÖZALTI DEĞİL, NEFRET SUÇUDUR'

Başka insanların da benzer sorunlar yaşayabileceğini belirten Temel, "Bu sadece benim davam değil, bugün bana yaşatılan şeyin karşılığı olmazsa eğer yarın bir başkasına da olacak. Polisin bana yaptığı bir nefret suçudur, bu gözaltı değildir. İşkence yaptılar. Benim üzerimden eşcinselleri sindirmeye çalıştılar. Tepki olarak en başta LGBTİQ+ örgütlerinin, kadın derneklerinin, avukatların açıklama yapmasını, bu süreci takip etmesini istiyorum. Çünkü benlik değil, politik bir durum bu” şeklinde konuştu.

'HEDEF GÖSTERİLDİM!'

Polisler tarafından dövülerek işkenceye maruz kalan Berivan Oğuz ise o anları; “Ben İsmail Temel’in peşinden giderken çevik kuvvet tarafından kalkanla yere düşürüldüm, kalktığımda beni gözaltına aldılar. Beni hedef gösteren bir polis tarafından tekmelendim. Gözaltı aracında tek ben vardım ve kolluk kuvvetleri tarafından ters kelepçe yapılarak gözaltı aracında küfürlerle, tehditlerle birlikte işkenceye uğradım” diye anlattı.