'Şengal'i alan Kürdistan’ın tamamı üzerinde hakimiyet kuracak'

Şengal'in uluslararası güçler açısından önemine değinen Spectrum Araştırma Genel Direktörü Azad Barış: 'Saldırının arkasında Ezidileri topraksızlaştırma’ projesinin' yattığını söylüyor.

05.05.2022 00:14    Güncelleme: 05.05.2022 00:25

+Gerçek Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan’ın “Vaziyet’te” konuğu Spectrum Araştırma Genel Direktörü, Sosyolog Azad Barış oldu. Barış, Irak’ın Şengal’e saldırısını +GerçekTV’de değerlendirdi.

Programın başında, Ergun Babahan Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Şengal’deki duruma ilişkin açıklamasını aktardı.  Sosyolog Azad Barış, “Her türlü saldırı karşısında meşru savunma hakkımızı kullanacağız” ifadelerinin yer aldığı açıklamayı şöyle değerlendirdi:

“Açıklama, daha vahim olayların ortaya çıkmaması ve bir çözüme gidilmesi için önemli bir çağrı. Bu halkı savunmasız bırakmanın artık mümkün olmadığını, ağzı açık bıçaklara kurban edilemeyeceğini söylemek istiyor. Bu açıklama dünyadaki bütün Ezidilerin duygularının ve arzularının kısa tercümesi."

YBŞ'nin açıklamasının Ezidileri kucaklayan ve onların arkasında duran bir açıklama olduğunun altını çizen Azad Barış  “2014 yılından itibaren ilk defa Ezidiler katliamın arkasında bıraktığı izlerden yola çıkarak örgütlenmeye çalıştı ve güçlerini birleştirerek dışarıdan gelecek olan saldırılara karşı kendisini savunmak istedi. Uzun bir süre düzenli olarak merkezi hükümetin finansal desteğini aldı ve kendisini Irak hükümetinin bir parçası olarak inşa etti.” dedi.

EZİDİLERİ TOPRAKSIZLAŞTIRMA PROJESİ

Ezidilerin inançlarında toprak unsurunun çok önemli olduğunu ve topraksız yaşamanın mümkün olmadığını belirten Barış, saldırının arkasında Ezidileri ‘topraksızlaştırma’ projesinin bulunduğunu ve herkesin bunun farkında olduğunu ifade etti.

Babahan’ın “Şengal'in uluslararası güçler açısından önemi nedir?” sorusu üzerine Barış, hegemonya kurmak isteyen güçler için buranın jeopolitik ve stratejik açıdan önemli bir noktada olduğunu belirtirken Şengal’i alanın Kürdistan’ın tamamının üzerinde hakimiyet kuracağının da altını çizdi.

“Bizim kutsalımız onların çıkar ilişkilerine kurban edilmek isteniyor. Sadece yer altı kaynakları değil insan nüfusu olarak da önemli bir yer. Kürt tarihinin bütün hazinesi orada saklıdır. Onların stratejisi bizim için katliamdır. 73 kere bu stratejiden yola çıkarak Ezidileri kılıçtan geçirdiler. Ama şu da bilinsin ki bu topraklar her zaman Ezidilerin ana toprakları oldu ve öyle kalacak.”

“BATI YARATIMLARIN ANA VATANI OLDUĞU KADAR YIKIMLARIN DA ANA VATANI"

Ezidiler gibi küçük grupların hedef tahtasında olduğunu ifade eden Barış, “Batı yaratımların ana vatanı olduğu kadar yıkımların da ana vatanı.” derken, Batı’nın bir değerler merkezi oluşturduğunu ve o değerler merkezinin şu anda yeniden tanımlandığını vurguladı.  
Barış diğer ülkelerin rolü ile ilgili olarak “İran burada sessiz kalmak istemiyor, başka bir aktör olarak da Arap milliyetçiliği tekrar kıpırdama yaşıyor. Irak her ne kadar sorunlarla boğuşsa da kendi kimliğini bulmaya çalışıyor. Bu kimliği eski şekilde inşa etmek ve öyle bir nizam kurmak hayal olur. Türkiye'nin kuruluşundan bugüne kadar Kürtleri bertaraf etmek ortadan kaldırmak üzerine bir kurgusu vardı. Sonra da Ümmetçilik ve asimilasyon üzerinden Türk değerlerini entegre etme süreci başladı. O çatışmanın ana ekseninde Ezidiler gibi minör gruplar hedef tahtasında” dedi.
Barış, Türkiye’deki Diyanet İşleri Başkanlığı'nı da eleştirdi. İslamiyet'in çıkış noktasıyla hiçbir alakası olmadığını ve devletin hizmetine sunulmuş bir kurum olarak işlev gördüğünü belirtti. Barış, Diyanet'i “Cumhuriyetin inşa ettiği Türklüğü kucaklayan sosyal bir kurgudur” olarak tanımladı.

SALDIRI BİR UZLAŞMA SONUCU MU GERÇEKLEŞİYOR?

Gelenin noktayla ilgili olarak Barzani'yi eleştiren Barış, “Barzani ailesi hanedanlığı, Ezidileri düşmüş meleğin peşinde giden kâfirler olarak görüyorlar. O nedenle bu saldırılar çok önemli bir yerden koordine edilerek gidiyor. Şengal anlaşması Türkiye'nin isteği doğrultusunda oldu. Ana teması da Şengal’in boşaltılmasıydı. KDP'nin ana eksenini oluşturan şey Ezidi düşmanlığıdır. 2014 yılında Ezidilerin kendilerini savundukları küçük silahları alarak çetelerin önüne atanlar da yine onlardı” dedi.
2014’te gerçekleşen Şengal Katliamı’nın bir toplantıda karar verildiğini ve şu anki saldırıların IŞİD’in o zamanlarda bitiremediği meselenin devamı olarak görmek gerektiğini ifade eden Barış, “Görüşmelerin nereden yapıldığını, kimlerin bir araya geldiğini biliyoruz. Şengal, Rojava'nın güzergahındaydı ve Rojava'ya saldırmak üzere Musul'dan yola çıkanlar Şengal'de önünüze kim gelirse oraya yakın geçin dediler. Bu varsayım değil verili olgularla bunu ortaya koyabiliriz. Bir uzlaşı sonucunda Şengal Katliamı ortaya çıktı” diye konuştu.

“ÖZ SAVUNMA GÜÇLERİMİZ VAR FAKAT EZİDİLERDE KAN AKITMAK, SALDIRMAK HARAMDIR"

Ezidilerin kendi öz savunma güçlerinin var olduğunu fakat inançlarına göre kan akıtmanın, saldırmanın haram olduğunu söyleyen Barış,  Irak'taki tüm etnik grupların kendini savunmak için hükümetle yaptıkları bir anlaşma olduğunu belirtti.
“Böyle bir anlaşma var ama sadece Ezidilere müsaade etmiyorlar. Bu bir inanç savaşıdır. Ezidileri soykırıma uğratmak istiyorlar ve Barzani ailesi buna öncülük ediyor. Bugün Ezidxan'ı savunan öz savunma birliklerinin PKK'nin etkisinde kaldığı söylenen argümanlar vardı. Bugün ise oradan etkilendiğini söyleyerek üzerine saldırıyorlar. Ezidileri toplama kampına hapsetmek istiyorlar. İnsanım diyen kimsenin bunu kabul etmesi mümkün değil.”

"DOĞUDAKİ İNSANLARIN AVRUPA İÇİN BİR DEĞERİ YOK"

Ergun Babahan’ın saldırıların Batı medyasında yankı uyandırmadığını aktarmasının üzerine Barış, “Doğu, Avrupa için çok önemli değildi. Her zaman bir kasaphaneydi dolayısıyla doğudaki insanların onlar için bir değeri yok” diyerek Birleşmiş Milletlerin açıklamasına değindi:

“Birleşmiş Milletler bir açıklama yaptı  - yine endişeliymiş. Herkes endişeli ama orada gerçek anlamda kan akıyor insanlar ölüyor ve insanlar yerlerinden ediliyor. Bütün dünyada Ezidiler ayakta. Ama ne yazık ki Türkiye de Ezidi meselesinde solculardan bazı Kürt gruplarına kadar herkes sınıfta kaldı. Kürt modern hareketi çok sahiplendi bu meseleyi onun dışında da ne yazık ki pek bir ses yok. Dünyayı harekete geçireceğiz ama önemli olan bölgede yaşayan Ezidilerin ortaya koyacakları direniş hakikatidir.”
Halklar arasında bir dayanışmanın olduğunun altını çizen Barış, tüm halkların saldırı karşısında tek vücut olarak durduğunu ve Ezidilerin 2014 öncesi Ezidiler olmadığını yaşadıları trajedilerin onlar için üretici olduğunu da ekledi.

Ergun Babahan Azad Barış Şengal Irak saldırısı Ezidiler

BAĞLANTILI HABERLER