'Gezi davasında Osman’ın kullanılması Avrupa’dan tamamen kopma isteğiyle bağlantılı olabilir'

14.02.2020 08:43    Güncelleme: 14.02.2020 08:51

Osman Kavala'nın eşi Prof. Ayşe Buğra konuştu.

Prof. Ayşe Buğra, eşi Osman Kavala'nın durumuyla ilgili olarak, "Bu davanın altında farklı gayeler olabilir ve Osman kişi olarak kullanılıyor olabilir bu dava aracılığıyla" dedi ve "Osman’ın kullanılması bir Batı düşmanlığı, Batı korkusu, Avrupa’dan tamamen kopma isteğiyle bağlantılı olabilir" dedi. 

Osman Kavala’nın eşi Prof. Ayşe Buğra, "Osman hiçbir siyasi partiye üye olmayan, hiçbir siyasi hareketin içinde olmayan, demokrasi, insan hakları ve sivil toplum için ömrünü harcamış bir insandır. 30 küsur yılımız da birlikte geçti. İyi bir insandır. Çok iyi bir insandır Osman," diyor ve ekliyor: "Bana en zor gelen şey ne biliyor musunuz? Ben eşimin iyi insan olduğunu, doğru işler yaptığını kanıtlama durumuna düşüyorum" ifadesini kullandı.

Gezi eylemleri davasının bir numaralı sanığı olarak tutuklu yargılanan Osman Kavala'nın eşi Prof. Ayşe Buğra, Kavala'nın yargılanma süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Gazete Duvar'dan Ezgi Başaran'ın sorularını yanıtlayan Buğra, Kavala'nın yargılanmasıyla ilgili olarak "Bu davanın altında farklı gayeler olabilir ve Osman kişi olarak kullanılıyor olabilir bu dava aracılığıyla” dedi. Buğra, "Osman’ın kullanılması bir Batı düşmanlığı, Batı korkusu, Avrupa’dan tamamen kopma isteğiyle bağlantılı olabilir" dedi ve "O zaman yani bu dava, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir yön değiştirme aracı mı?" sorusunu ise "Osman’ların davasının devletin davası olduğunu düşünmüyorum. Böyle diyemiyorum. Devlet içinde bir takım kliklerin, grupların çekişmesi şeklinde yorumlayabilirim belki" ifadeleriyle yanıtladı.

Buğra ayrıca, "Avrupa’dan kopmak ne demek oluyor bu saatten sonra?" sorusunu ise şu şekilde yanıtladı:

"Şu saatte durum iyi görünmeyebilir ama hatırlamakta da fayda var. Türkiye II. Dünya Savaşı’nı müteakip Avrupa konseyinin kurucu üyelerinden oldu. Hala da öyle elbette. AİHM’e bireysel başvuru hakkını tanımış bir ülke. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uymayan kanunların düzenlenmesi için girişimlerde bulunmuş bir ülke. Yani Türkiye Avrupa’nın bir parçası. Avrupa söz konusu olduğunda ‘onlar’, ‘biz’e karşı, onlar bize düşman’ söylemi elbette Türkiye’de çok yaygın. Halbuki ‘onlar’ ve ‘biz’ diye bir şey yok. Biz Türkiye olarak Avrupa kurumlarının bir parçasıyız. Dolayısıyla, eğer bu davanın altında, yapılan tüm bu hukuksuzluklar ve usulsüzlükler ile düşünüldüğünde, Türkiye’yi Avrupa’dan koparmak gibi bir amaç varsa, bu son derece radikal bir kopuş olacaktır. Bu davanın biraz bu perspektiften görülmesi ve ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum."