'Çakıcı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, Erdoğan'a kimsenin söyleyemeyeceği ağır sözler söyleyen biri'

Gazeteci Barış Terkoğlu, Çakıcı-Bahçeli, Erdoğan-Peker ilişkileri özelinde, son yıllarda devlet içerisindeki yapılanmaları anlattı.

07.05.2021 12:23    Güncelleme: 07.05.2021 19:36

ARTI GERÇEK- Gazeteci Barış Terkoğlu, ARTI TV'de ekrana gelen "Gündem Özel" programında, Fatih Yapıcı'nın konuğu oldu. Programda, Sedat Peker'in yayınladığı videolardan sonra oluşan gündem etrafında devlet-mafya ilişkileri, özel olarak AKP ve MHP'nin, Mehmet Ağar, Sedat Peker ve Alaattin Çakıcı'yla olan bağlantıları ele alındı.   

"Türkiye'de çok mafya grubu var. Ama Sedat Peker'in farkı, kendisini bir siyasi lider, sanki bir gençlik lideri, sanki bir halk hareketi lideriymiş gibi, hatta biliyorsunuz, miting meydanlarına çıkıp zaman zaman konuşmalar da yapıyor." diyen Terkoğlu, Peker'in son yayınladığı videoların, gazeteciler ve kamuoyu tarafından hem bilinen hem de bilinse dahi kanıtı olmayan şeyleri dile getirmesi açısından önemli olduğunu söyledi. 

28 ŞUBAT SÜRECİNDE ÇOK DİKKAT EDİLMEYEN AYRINTI: DEVLET İÇERİSİNDEKİ ÇETE OLUŞUMLARI

Fatih Yapıcı'nın, Sedat Peker'in hakkında ağır ithamlarda bulunduğu Mehmet Ağar'la alakalı "Türkiye'nin yakın tarihindeki yeraltı ilişkileri yazılırsa Mehmet Ağar bunun çok önemli bir kısmını kaplar. Aslında Mehmet Ağar kimdir? Yeraltı dünyasında 'Mehmet Ağar' isminin anlamı nedir?" sorusuna "Öncelikle Mehmet Ağar sabıkalı bir isim. Bunu bir sıfat olarak kullanmıyorum. Biliyorsunuz, Susurluk Çetesi davasından yargılanmış, ceza almış, hüküm giymiş ve olması gerekenin çok az altında bir süre cezaevinde kalmış birisi. Düşünün ki, bir cezaevine helikopter pisti yapıldı, olağanüstü koşullar sağlandı, jakuziler konuldu, gelen ziyaretçilerin sayısı neredeyse küçük bir kasaba boyutundaydı. Biz şöyle düşünüyoruz genellikle: Devleti yöneten bir konsey var en tepede, o konseyin içerisinde Mehmet Ağar var. Çoğu zaman devletin içerisinde bir sürü hizip oluyor; hem ideolojik hem de gücü elinde tutma manasında. ‘Pelikancılar’ mesela. Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde, Cumhurbaşkanının damadının adıyla anılan bir ekipten bahsediyoruz. Ama bunun dışında başka ekipler de var. Bu tür bir hizipler, en yukarıdan aşağıya kadar hukuk mekanizmalarının dışına çıkacak bir organizma üretiyor. Bu hizipler yeri geldiğinde devletin silahlı güçlerini, mafyayı kullanan, uyuşturucu kaçıran bir yapıya dönüşüyor. Hani Mehmet Ağar demişti, 'Bin operasyon yaptık, bir tuğla çekerseniz duvar yıkılır'." yanıtını veren Terkoğlu, şöyle devam etti: 

'MEHMET AĞAR NASIL YARGI ÖNÜNE ÇIKTI?'

"Öte yandan, bunu hiç konuşmuyoruz, Mehmet Ağar nasıl yargı önüne çıktı? Onu yargı önüne çıkaran yine devletin içerisindeki başka bir eğilimdi. Biz 28 Şubat sürecini çoğu zaman irtica üzerinden tartışıyoruz, bugünkü siyasi iktidar nedeniyle. Ancak çok da dikkate alınmayan bir ayrıntı var: Devletin güvenlik raporlarında yer alan bilgilere göre en büyük tehlikelerden bir tanesi irtica, ikincisi de devlet içindeki çete oluşumlarıydı. Yani bu Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne girmişti. Ve bu neredeyse Mehmet Ağar'ın adı geçmeden bir portresi çizilerek yapılmıştı. Bu tür mafyatik oluşumlarla mücadele eden emniyetteki birimin adı Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü. İnsan bu şubenin 100 yıllık filan olduğunu düşünüyordur ama bu şube 1998 yılının Nisan ayında kurulmuş. Bu tarih 28 Şubat'ın hemen ertesi."

PELİKANCILAR: TÜRKİYE'NİN TUHAF BİR FOTOĞRAFI

Terkoğlu, o dönemki emniyet raporlarından bilgiler vererek Çakıcı'dan Peker'e yeraltı organizasyonlarının birçok isminin o süreçte yakalandığını anlattı. 20 yıl önceki görüntünün bugün ile neredeyse yeniden aynı konuma geldiğini söyleyen Terkoğlu, "Pelikancılar"a ilişkin şu bilgileri verdi:

"Pelikan, adı Berat Albayrak'la anılan, Albayrak'ı Erdoğan sonrasında Türkiye'nin lideri olarak görmek isteyen, buna ilişkin örgütlenmesini de medya ve başka alanlarda gerçekleştiren bir oluşum. Sedat Peker, bu yapının hangi organıyla karşılaştı? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı neredeyse Pelikan ekibinin kontrolünde olan, bu grubun kendi siyasal faaliyetleri için önünde engel olarak gördüğü -ben bile burada açılan dava sonucu tutuklandım- kişilere operasyonlar yapan, bu açıdan da kendi gündemi olan bir yapıydı. Bir buçuk yıl önce de Sedat Peker hakkında soruşturma başlatıyorlar ve Peker de bunun üzerine yurt dışına çıkıyor. Hatta o dönem bir akrabasını Serhat Albayrak'la görüşmek için gönderiyor. Türkiye'nin tuhaf fotoğrafı bu."

'ÇAKICI, MAHKEMEDE, HAKİMLERİN ÖNÜNDE CUMHURBAŞKANINA HAKARET ETTİ'

Fatih Yapıcı, Erdoğan için hakarete varacak kadar ağır sözler sarf eden Alaattin Çakıcı'nın özel afla dışarı çıktığını, Erdoğan'a destek için ona muhalif olanların kanında duş alacağını söyleyen ve Erdoğan'a destek mitingleri söyleyen Sedat Peker'in şu anki durumunu hatırlatarak "Bahçeli ve Çakıcı'yı bir taraf, Erdoğan ve Peker'i ise bir başka taraf olarak görürsek, Bahçeli-Çakıcı kanadı Erdoğan'ın çevresindeki bu ekibi mi tasfiye etti?" diye sordu. 

Bu söylediğiniz kısmen çok doğru" diyen Terkoğlu "Şu açıdan kısmen çok doğru: Gerçekten de Çakıcı ile Bahçeli arasında bir yakınlık var. İkincisi, Çakıcı; Bahçeli, Erdoğan'ı destekleyene kadar Erdoğan'a, iddia ediyorum Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kimsenin söyleyemeyeceği ağır sözler söyleyen biri. Size enteresan bir şey anlatayım: Mesela biz gazeteci olarak haber yapıyoruz, 'Alaattin Çakıcı burada bunu dedi' diye. En son bir savcı ifadeye çağırdı beni, cumhurbaşkanına hakaret soruşturmasından. Gittim, baktım ki Alaattin Çakıcı'nın mahkemede kullandığı ifadeler üzerinden yapılan haber. Yahu adam ifade verirken, hakimler önünde cumhurbaşkanına hakaret ediyor. O devirde de hatırlayın, hiçbir çıt çıkarıp da 'siz ne yapıyorsunuz' diyemiyor. Bu açıdan bakıldığında Bahçeli ve Çakıcı arasındaki yakınlık çok kesin." diyerek şöyle devam etti:

"Öte yandan, Sedat Peker ülkücü hareketten gelen bir mafya lideri. Dikkat edin, hareket içindeki kırılmalarda Bahçeli'den yana Bahçeli'den yana pozisyon almadı. Çakıcı'nın kan düşmanı Peker'in bir daha düşman ilan edilmesi aynı döneme denk gelir. Sizin söylediğiniz fotoğrafı bir ölçüde tamamlıyor bu. Ama tam anlamıyla Erdoğan-Peker ikiliği var, öbür taraf bunu tasfiye etti diyemem. Sedat Peker, gücünü dayandırdığı cumhurbaşkanına sırtını dönemeyecektir."

MANSİMOV'UN ANLATTIKLARI VE PEKER ARASINDAKİ TUHAF TUTARLILIK

"Orada dikkat çekici başka bir ayrıntı daha var" diyen Terkoğlu, adı geçen Azerbaycanlı iş insanı Mübariz Mansimov'dan bahsederek, kendisinin ikinci kez cezaevine girdiğinde başka bir nedenle yakalanan Mansimov'la aynı savcıya verildiğini, o nedenle Mansimov'un mahkemedeki ifadesinin tutanaklarını okuduğu söyledi. Terkoğlu, "Polis ve savcılıkta ifade vermeyen Mansimov, mahkeme salonunda açtı ağzını yumdu gözünü. Dedi ki, 'Bir dönem Mehmet Ağar'la aram çok iyiydi' dedi. Ağar'ın oğlunu kendi şirketime yönetim kurulu üyesi yaptım. Bir dönem Ağar'ın ofisi şirketimin içindeydi. Ağar, devlet içindeki bütün görüşmelerini orada yapardı. Hatta beni Fethullah Gülen'e ilk kez götürüp 'hocamız' diyen kişi Ağar'dır. Fakat sonra, SOCAR grubuyla kavgaya giriştiğimde, Mehmet Ağar beni değil SOCAR grubunu tercih etti ve bana operasyon yaptırttı.' Ve bu operasyonda da İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın devreye girdiğini söylüyor. Fotoğrafa bakıyor musunuz, Mansimov'un söyledikleriyle Peker'in anlattıkları arasında nasıl bir tutarlılık var. Sadece hedef aldığı kişileri değil, sistemin işleyişini anlatırken de tuhaf bir tutarlılık var. Bu açıdan, Mansimov meselesinin tek başına ele aldığınızda, Peker'in bütün anlattıklarının orada olduğunu göreceksiniz." şeklinde konuştu.
 

barış terkoğlu alaattin çakıcı sedat peker erdoğan bahçeli mehmet ağar mansimov devlet-mafya ilişkileri

BAĞLANTILI HABERLER