‌Barkey: Gelecek seçimleri muhalefet kazanırsa Batı Türkiye konusunda rahatlar

+GerçekTV'nin Batı Yakası programında, +Gerçek Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan, Akademisyen ve Ortadoğu Uzmanı Henri Barkey ile Türkiye-ABD ve Türkiye-AB ilişkilerinin akıbetini konuştu.

29.01.2022 00:00    Güncelleme: 29.01.2022 00:00

Irak ve Suriye'deki IŞİD saldırısının gündeme alındığı programda, ABD’nin Suriye Demokratik Güçleri'ne (QSD) destek verdiği ve hedefin Haseke kentinin kontrolünü ele geçirmek olduğu vurgulandı. Programda, Yerel Kürt Yönetiminin Türkiye'yi bu saldırıları koordine etmek ya da hava saldırıları ile IŞİD’e destek vermek şeklinde yorumladığı belirtildi.

BATI BÜYÜK BİR SORUMSUZLUK GÖSTERİYOR

Suriye ve Irak'taki IŞİD tehlikesinin ortadan kaybolmadığını söyleyen Akademisyen ve Ortadoğu Uzmanı Henri Barkey, şu yorumu yaptı:

“Suriye'nin kuzeyinde bulunan ve güvenliği Kürtler tarafından sağlanan bu hapishane çok önemli. Oradaki insanları kimse kabul etmek istemiyor. Dolayısıyla oradaki güçler bu hapishanelere bakmak zorunda kalıyorlar. IŞİD'in yapmak istediği de oradaki yandaşlarını oradan çıkartmak ve savaşı yeniden başlatmak. Batı bu insanları yok sayarak çok büyük bir sorumsuzluk gösteriyor. 

Suriye'nin kuzeyindeki Kürt bölgesini düşünürsek Afrin'in kaybedilmiş olması, gıda sanayisinin kaybedilmesine de yol açtı. Gıda açısından yardım edilmesi lazım. Bunlar dışında 700  çocuk var orada, onlarla ilgilenmesi gerekiyor. Sadece IŞİD’le değil aynı vakitte Türkiye ile de mücadele ediyorlar.”

TÜRKİYE’NİN ABD’YE İHTİYACI VAR 

“Rusya'ya karşı Türkiye'nin arkasını tutan ülke ABD. ABD’nin Türkiye'ye ihtiyacı olduğu kadar Türkiye'nin de ABD’ye çok ihtiyacı var. Türkiye'nin Suriye'deki pozisyonunu güçlendiren en önemli faktör Amerika ile bir ilişkisi olmasıdır. Sadece Ukrayna üzerinden Türkiye'ye taviz verilecek diye düşündüğümüz zaman çok basit gözüküyor. Fakat burada aynı anda gelişen farklı hamleler var.”

ABD, SURİYE KONUSUNDA TÜRKİYE’DEN TAVİZ İSTEYEBİLİR

Ergun Babahan’ın, “Erdoğan'ın başta Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş gibi siyasi tutuklular konusundaki uzlaşmaz tavrı, insan hakları sicili, Kürtlere muamelesi kongrede artık aşılması imkansız bir tepe yaratmış gibi gözüküyor. Ama Türkiye'nin de hava savunma sistemleri için bu uçaklara ihtiyacı var. Biden yönetimi bunu çözebilir mi?” sorusu üzerine Barkey şu değerlendirmeyi yaptı:

“Biden hükümeti bir senedir iktidarda ve çok daha önemli problemleri olan bir iktidar. Dolayısıyla onları çözmeye çalışıyor. Onun için Türkiye ve F-16 ilk sırada olan bir konu değil. 

Türkiye NATO'nun bir parçası ve kendisini müdafaa edebilmesi lazım bu yüzden Türkiye'nin modern silahlara ihtiyacı var ve bu modern silahlar F-16’lar. Türkiye'nin daha modern uçak alması Amerika'nın da yararına ama kongrede öyle bir anti-Türk oluşum var ki şu anda bunu düşünmek imkansız. Eminim Biden hükümeti bunun üzerine çalışacaktır ve eninde sonunda bir çözüm bulacaktır. 

Bunların yanı sıra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın insan hakları ve toplumsal olaylar için adım atması gerekiyor. Amerika'nın yaptığı son hamle gaz hatları üzerine. Türkiye onu bir taviz olarak gördü. Biden bunun karşılığı olarak Suriye'deki Kürtlerin üzerindeki baskıyı azalttırmak isteyebilir. Amerika, Suriye konusunda Türkiye'den taviz isteyebilir.”

SEDEF KABAŞ 2-3 HAFTA DAHA TUTULURSA BATI’DAN BİR REAKSİYON GELEBİLİR

Diplomatik olarak Türkiye’deki hukukun işlememesinin etki yaratacağını belirten Barkey, şöyle devam etti:

“Türkiye'den gelen haberlerde Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala hep vardı ama şimdi bir de Sedef Kabaş eklendi. Sedef Kabaş haksız yere bir haftadır tutuklu ve tutukluluğunun bitip bitmeyeceği de belli değil. Üstelik Erdoğan adalete müdahale ediyor. Adaletin serbest çalışması lazım. Erdoğan işin içine girdikten sonra hiçbir savcı ve ya hakim Sedef Kabaş’ı oradan çıkaramayabilir. 

Türk-Amerikan ve Türkiye-NATO ilişkileri çok eskiye dayanan ilişkiler. Şu zamana kadar Türkiye'de çok ciddi hak ihlalleri oldu bunlara pek ciddi bakmayan Bat’nını, hapishanelerde işkence yapılıyor diye tutum alması biraz zor ama genel olarak fikir özgürlüğü ve basın özgürlüğü gibi konular herkesin çok daha rahat bir şekilde anlayabileceği ve görünür olan şeyler. 

Şimdi Kavala ve Demirtaş'a yapılan şeyin aynısını Sedef Kabaş içinde yapacaklar. Sedef Kabaş bundan 2-3 hafta sonra hala tutuklu olursa Batı’dan çok ciddi bir reaksiyon geleceğini düşünüyorum.”

TÜRKİYE EKONOMİSİ KOLAY SARSILAN BİR EKONOMİ DEĞİL

Barkey, Halkbank Davasında İstinaf Mahkemesi’nin bankanın talebini Yüksek Mahkemeye götürme kararı almasını Türkiye ekonomisi açısından değerlendirdi:

“Bu konunun Türkiye ekonomisini ciddi bir şekilde sarsacağını düşünmüyorum. Türkiye ekonomisi büyük bir ekonomi kolay kolay sarsılan bir ekonomi değil. Bunu sarsacak olaylar büyük bir enflasyon veya ihracatın çökmesi gibi durumlar. 

Türkiye ekonomisini ancak böyle şeyler zedeler. 10 Milyar dolarlık bir ceza önemli bir rakam değil. Bunu Türkiye ödeyebilir fakat şunu da iyi anlamak lazım, Biden hükümeti için İstinaf Mahkemesi'nin aldığı karar onlara da sürpriz olarak gelmiştir. Bu kendilerinin yaratmış olduğu bir sonuç değil bir mahkeme hiçbir zaman hükümetin fikrini sormaz. Hükümetin bu kararın verilmesinde hiçbir etkisi olamaz.” 

BÜYÜK BİR ÇATIŞMA HERKES İÇİN ZARARLI OLACAKTIR

Rusya’nın, NATO'nun geri çekilmesi, askeri tatbikat yapılmaması ve Rusya'nın etki alanının genişletilmesi talepleri hakkında da yorum yapan Barkey, şunları söyledi:

“Donbas bölgesine Rus askeri girip mevzi alabilirler çatışma olabilir. Vladimir Putin böyle bir adımın yararlı olduğunu düşünebilir ama Rusya için iyi bir şey değil. Dünyadaki iş insanlarının Rusya'ya olan güveni sarsılır. Rusya ile çalışmak konusunda tereddütler oluşabilir ve bu krizi bir yere kadar götürebilir Putin. 

Çatışma çıkması onun için önemli olabilir ama bunu sınırlı tutacaktır. Büyük bir çatışma herkes için zararlı olacaktır. ABD’nin ve NATO'nun Ukrayna'yı almak gibi bir derdi yok. Öncesinde almayacaklarını ifade ettiler zaten. Putin neden bu aşamada bir garanti istiyor? Rusya siz bize taviz vermezseniz Ukrayna'nın bir kısmını işgal edeceğiz diyor. Bu I. Dünya Savaşı öncesine dönmek gibi bir şey.” 

SEÇİMİ MUHALEFET KAZANIRSA BATIDA BİR RAHATLAMA OLUR

“Türkiye bu süreçte hem NATO ile ilişkileri normalleştirdi hem de Rusya ile ilişkilerini bozacak bir noktaya getirmedi. Aynı zamanda Ukrayna'ya da insansız savaş uçakları satıyor. Türkiye’nin üç ülke ile de iyi ilişkileri var.” diyerek Türkiye’nin bu iyi ilişkilerinin bozulmaması gerektiğini ifade eden Barkey, Türkiye’de olacak seçim sonuçlarına göre değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye'de seçimler olduktan sonra AKP hükümeti kaybederse yerine muhalefetten bir koalisyon gelirse batıda büyük bir rahatlama olacaktır. Onun yarattığı olumlu bir hava çıkacak ortaya. Bu olumlu hava içinde Türkiye ve Batı ilişkilerinin düzeleceğini zannetmiyorum ama ufak bir değişiklik yapılsa bile bunun çok iyi etkileri olacağını düşünüyorum. 

Erdoğan’ın seçimleri kazanması Türkiye'de yaşanan problemlerin çözüleceği anlamına gelmiyor. Türkiye'nin en önemli şehirleri olan İstanbul İzmir Ankara da AKP’ye karşı muhalif bir oluşum var. Bu seçimi kazansa da değişmeyecek.”

MHP’nin ideolojik bir parti olduğunu ve tek yaptığının milliyetçilik söylemleri olduğunu belirten Barkey, “MHP, Türkiye'nin problemlerine gelindiği zaman herhangi bir yorumda bulunmuyor. Milliyetçilik üzerinden siyaset yürütüyor. Bu bir politika değil. Seçim barajı yediye indirilse bile MHP altında kalabilir. Eğer MHP için baraj indiriliyorsa MHP'nin buna ihtiyacı var ve güçlü değil algısı desteklenmiş olur” dedi.                           

 

Henri Barkey ABD Türkiye seçimler Batı Yakası

BAĞLANTILI HABERLER