Bilim insanlarından ebeveynlere uyarı: Çocuğa bağırmak kendisine zarar verme eğilimini artırıyor

Bilim insanlarından ebeveynlere uyarı: Çocuğa bağırmak kendisine zarar verme eğilimini artırıyor
ABD'de yapılan bir araştırma, ebeveynlerin çocuklarına bağırmasının çocuklarda kendilerine zarar verme eğilimini artırdığını ortaya koydu. Uzmanlar, çocuklarla sert şekilde konuşmanın bir istismar biçimi olarak kabul edilmesi gerektiği görüşünde.

Artı Gerçek - ABD'de yapılan bir araştırma çocuklarına bağıran ya da "aptal" diyen ebeveynlerin, çocuklarının kendilerine zarar verme, uyuşturucu kullanma ve hapse girme riskini artırdığını ortaya koydu. Uzmanlar, çocuklarla sert şekilde konuşmanın verdiği büyük zarar nedeniyle, söz konusu davranışın bir istismar biçimi olarak kabul edilmesi gerektiği görüşünde.

'EN AZ DİĞER İSTİSMAR TÜRLERİ KADAR ZARARLI OLABİLİR'

ABD'de 'Child Abuse & Neglect' (Çocuk İstismarı ve İhmali) adlı bilimsel dergide yayımlanan son araştırmada, "Bu tür yetişkin eylemleri, bir çocuğun gelişimine, çocuklukta fiziksel ve cinsel istismar gibi kötü muamelenin şu anda tanınan ve adli olarak tespit edilen diğer alt türleri kadar zarar verebilir" ifadeleri dikkat çekti. Makalenin yazarları, fiziksel ya da cinsel istismara kıyasla daha fazla çocuğun çocukluk çağında sözlü istismara maruz kaldığını tespit etti. Makalede, ebeveynlerinin sözlü istismarına maruz kalan çocukların sayısının ABD'de yüzde 40'a kadar çıktığı ve giderek arttığı vurgulandı.

'EBEVEYNLER ÇOĞUNLUKLA FARKINDA DEĞİL'

ABD'li çocuk istismarı uzmanı ve çalışmanın yazarlarından Prof. Shanta R Dube "Çoğu zaman yetişkinler, bağırma tonlarının, 'aptal' ve 'tembel' gibi eleştirel sözlerinin, özellikle de bu şekilde ebeveynlik deneyimi yaşamışlarsa, çocukları nasıl olumsuz etkileyebileceğinin farkında değil" ifadeleriyle sorunun boyutuna dikkat çekti.

'YAPABİLİRSİN', 'SANA İNANIYORUM', 'SENİNLE GURUR DUYUYORUM'

Yakın zamanda İngiltere'de yapılan benzer bir araştırmada, çocuklara karşılaştıkları en incitici ve üzücü sözlerin ne olduğu sorulduğunda, "işe yaramazsın", "aptalsın" ve "hiçbir şeyi doğru yapamıyorsun" ifadeleri ortaklaşmıştı. Buna karşılık, çocukların yetişkinlerden duydukları en olumlu sözler ise "seninle gurur duyuyorum", "yapabilirsin" ve "sana inanıyorum" olmuştu.

'ÇOCUKLARI DERİNDEN ETKİLİYOR'

Makalenin yazarlarından, University College London'da (UCL) psikoloji ve dil bilimleri bölüm başkanı ve Anna Freud merkezinin genel müdürü olan Prof Peter Fonagy "Çocuklar genetik olarak yetişkinlerin söylediklerine güvenmeye hazır" dedi. "Biz yetişkinleri ciddiye alırlar. Kelimeleri öğretmek yerine istismar etmek için kullanarak bu güvene ihanet edersek, bu durum çocukların sadece utanmasına, izole edilmesine ve dışlanmasına değil, aynı zamanda topluluklarıyla ilişki kuramamasına ve sosyal öğrenmenin tüm faydalarından yararlanamamasına neden olabilir" diyen Fonagy, "Sözlü istismara maruz kalmanın çocukları derinden etkilediğini" vurguladı.

'MARUZ KALDIKLARI İSTİSMARI TEKRAR ETME EĞİLİMİ OLUŞUYOR'

Buna göre, söz konusu istismara maruz kalan çocuklarda kalıcı psikolojik sıkıntı, karmaşık duygusal ve ilişkisel zorluklar, fiziksel olduğu kadar zihinsel bozukluklar da ortaya çıkıyor. Prof. Fonagy bu çocukların "Yaşamlarında istismar durumlarını yeniden yaratma olasılığının arttığını, örneğin kendilerine istismarda bulunan bir eş bulmanın yanı sıra kendilerini istismarı başkalarıyla tekrarlarken bulduklarını kelimenin tam anlamıyla yüzlerce çalışmadan biliyoruz" dedi. Peter Fonagy, böylesi davranışın çocuklarda yol açacağı etkileri ise şu şekilde sıraladı:

"Göz korkutmak, utandırmak ve kontrol etmek için kelimeleri kullanmak, bedensel tehditten daha az zararlı görünebilir, ancak dilin bu şekilde kötüye kullanılmasına aynı riskler eşlik eder: düşük öz saygı, artan nikotin, alkol ve madde kullanımı, artan anksiyete, depresyon [ve] hatta psikotik bozukluk riski."

'ANNE BABALAR ÇOCUKLARIYLA DAHA OLUMLU KONUŞMAYA BAŞLAMALI'

Uzmanlar, özellikle ebeveynlerin, çocuklarıyla nasıl konuştuklarının hayat boyu sürecek bir etkisi olabileceğinin farkına varmaları gerektiği görüşünde. Buna göre, anne babaların çocuklarıyla daha olumlu konuşmaya başlamaları söz konusu riskleri azaltmada önemli bir etki yaratabilir. (DIŞ HABERLER)

Öne Çıkanlar